Çernobil

26 Nisan 1986’da Ukrayna’nın Kiev şehrine 130 km, Pripyat şehrine 3 km, Çernobil şehrine ise 15 km uzaklıkta bulunan Vladimir I. Lenin Nükleer Santralinde (halk arasındaki ismiyle) Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana gelen kaza sonucu resmi rakamlara göre 31 kişi yaşamını yitiriyor ve yayılan radyasyon sonucu bölgede binlerce kanser vakası görülüyor ve birçoğu ölümle sonuçlanıyor. Aslında felaketin sonuçları halen tam olarak belirlenebilmiş değil.

Çernobil

Çernobil (2019)

İngiliz – Amerikan ortak yapımı, senaryosunu Felekten Bir Gece (Hangover), Kimlik Hırsızı (Identity Thief) gibi komedi filmlerinde imzası olan Craig Mazin’in yazdığı, yönetmenliğini Johan Renck’in üstlendiği Çernobil (Chernobly) dizisinin oyuncu kadrosunda Jared Harris, Stellan Skarsgard ve Emily Watson yer alıyor.

Son dönemin en çok ses getiren dizisinde en göze çarpan şey oyuncuların performansları ve dizinin hiç azalmayan gerilimi. Her ne kadar batı gözüyle o dönemin Sovyet Rusya’sına birçok gönderme olsa da gerek senarist gerekse yapımcılar uzun süre çalışarak bilgi ve belge toplayarak gerçek olayların dizide aktarıldığını iddia ediyorlar.

Dizide herhangi bir karaktere başrol tanımlamak diğer tüm oyunculara açıkça haksızlık olur diye düşünüyorum. Farklı karakterlerin gözünden anlatılan faciada her oyuncu hakkını vermekle yetinmemiş, adeta o dönemi ve karakteri birebir yaşamışlar.

Çernobil

Çernobil: Söylediğiniz her yalanla gerçeğe borçlanırsınız. Er ya da geç o borç ödenir.

Başlıkta geçen cümle aslında dizinin iki cümle ile özeti. Dizinin ilk bölümünden son bölümüne kadar bu iki cümle görsel şölen olarak izleyiciye sunuluyor. Liyakat sahibi olmayan insan elinde olayların nasıl başladığı, kibir ve aşırı güven yüzünden yeryüzünde ilk defa karşılaşılan bir felaketin nasıl meydana geldiğini görüyoruz. Sonrasında katı bürokratik düzenin felaketi örtbas etme çabası ve gerçeklerle yüzleşme.

Yüzyılın felaketi ile ilgili çekilen dizinin konusunu yazmak nasıl abesle iştigalse, dizinin oyunculuk dışında görsel etkisini ve yarattığı gerilimi anlatmakta o kadar elzem aslında. İlk bölümün ilk saniyesinden final bölümünün son saniyesine kadar görsel bir şölen yaratılmış olması da ayrı değinilmesi gereken bir konu.

Reaktörün çalışması ansızın durduğunda, buhar türbinlerinin daha ne kadar süre çalışmayı sürdürebileceklerini ve böylece ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayabileceklerini öğrenmek amacıyla yapılan test, Sovyet Rusya’sının o dönem ki maliyetten kısma ve ucuz materyal kullanma politikası yüzünden (ki bu durumu dizinin ilerleyen bölümlerinde anlıyoruz) yeryüzünde ilk defa karşılaşılan bir felakete yol açıyor. Aşırı derecede ısınmış olan reaktörlerde deneye başlanmasından bir dakika sonra iki patlama oluyor. Dizi de ilk bölümüyle bize patlama öncesi ve sonrası durumu yukarıda özetlediğim gibi görsel şölen olarak izleyiciye sunuyor.

Çernobil

Belki de asıl tehlike bu patlamadan sonra Sovyet yetkililerinin, patlamayı kabul etmemesi ve felaket haberini gizlemeleri ile ortaya çıkıyor. Patlamadan hemen sonra radyasyondan korunmak için gereken teknik ekipmana sahip olmayan birçok itfaiye eri, yapı içinde başlayan otuz ayrı yangınla mücadele ederken, rüzgâr radyoaktif bulutları yüzlerce metrekarelik bir alana taşıyor.

Nihayet patlamadan 36 saat sonra, insanlar Çernobil’den uzaklaştırılmaya başlanıyor ve 110.000 kişiden fazla birçoğu radyasyona maruz kalmış insan başka bir bölgede ki evlere yerleştiriliyor.

Çernobil

Dizinin IMDb puanı 9,6 ve listede şu an 1 numara

Bundan sonra yaşanan olayları diziyi yaratan insanların gözünden izlemek için seyirciye bırakalım. Tabi diziyi izlerken 1980’ler Sovyet Rusya’sı ile 1980’ler Avrupa’sı ve Amerika’sını da göz önüne alalım.

Çernobil

Çernobil: Sosyal medyada dolaşan birkaç ilginç bilgi

  • Dizide Emily Watson’ın hayat verdiği Ulana Khomyuk karakteri diye biri aslında yok. Khomyuk karakteri Valery Legasov’a destek veren bilim insanlarının tümünü temsilen oluşturulmuş.
  • İlk bölümün son sahnesinde facia anını köprüden izleyen hiç kimse sağ kurtulamamış. Bu yüzden köprüye “Ölüm Köprüsü” deniyor.
  • Her bir itfaiyeci 1 katrilyon gamaya maruz kalmış.
  • Nükleer santrale yaklaşık 2 km uzaklıkta olan Pripyat şehri 1986’da terk edildiği haliyle günümüzde duruyor. Sovyet yetkilileri tahliyeden önce bölge halkına sadece önemli eşyaları almalarını söyledikleri ve santralin tamir edileceği, bu yüzden şehirlerinden birkaç hafta uzak kalacakları söylendiği için insanlarda o dönem Pripyat’a geri dönme umudu vardı.
  • Oyunculardan kendi doğal aksanlarını bozmamaları istenirken, anonslar, telefon aramaları, ve yazılarda gerçekçilik açısından Rusça kullanılmış. Meşhur süt sağma sahnesindeki kadının konuştuğu Rusça cümleler bilerek çevrilmemiş. Yapımcıya göre izleyici atmosferden kadının ne dediğini anlamış.
  • Müzisyen ve besteci Hildur Guðnadóttir orijinal ve gerçekçi bir fon müziği oluşturmak için Litvanya’daki bir nükleer santrale gönderildi. Dizinin orijinal müziklerinde o bölgedeki doğal seslerden ilham alındı.
  • Dizinin birçok sahnesi Litvanya’da Ignalina Nükleer Santrali’nde çekildi. Bu santral Sovyet döneminde Çernobil’in kardeş santraliydi. Bu yüzden pek çok sahne gerçek bir nükleer kontrol odasında çekildi. Çekimler tam 16 hafta sürdü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avatar fotoğrafı

Görüş tarafından oluşturuldu

Anonim. Eser sahibi belli değil veya artık SineTürkiye'de yazar değil.

Şahan Gökbakar’ın komedi dünyası serüveni: Zıbın’dan Recep İvedik’e eleştirel bir bakış

God Help the Girl