in , ,

Kız: Bir cinsel kimlik mücadelesi

Çocukluğundan beri cinsiyet değiştirmeyi amaçlayan, kendi içine hapsolmuş ve özgürleşmeye çalışan 15 yaşındaki Lara’nın hikâyesi; Kız (Girl)!

Çocukluğundan beri cinsiyet değiştirmeyi amaçlayan, balerin olma tutkusuyla hayata sıkı sıkıya sarılan; kendi içine hapsolmuş ve özgürleşmeye çalışan 15 yaşındaki Lara’nın hikâyesi; Kız (Girl)!

Kendine yeterliliğin en güzel meyvesi, hürriyettir.

Epicuros

Lara (Victor Polster) 15 yaşında, balerin olma hayali ile babası ve erkek kardeşi ile birlikte yeni evlerine yerleşmiş, ülkenin en iyi bale okullarından birine seçilme arzusu ile gece gündüz çalışan, ergenliğinin ortasında bir gençtir. Ona ait olmayan ama onunla doğduğu erkek bedenine hapsolmuş Lara, kız olmak için trans geçiş sürecinde doktorlarının gözetiminde hormon tedavisi almaktadır. Bu süreçte en büyük destekçisinin ise babası olduğunu söylemek de mümkündür.

Kız

Anne karakterine rastlamadığımız filmde; erkek kardeşinin bakımını üstlenen Lara aynı zamanda babası ile mutfakta beraber yemek hazırlayıp hissettiği gibi baba kız diyaloğu kurmakta, evi çekip çevirmekte çoğu sahnede. Günlerini ev, okul, dans çemberinde belirli bir tekrarla izliyoruz.

Ergenliğinin zorlu doğası bir yana, sahip olduğu erkek bedenini saklayarak, hissettiği bedeniyle başarılı bir balerin olmak da ister Lara. Onun uzun saçları ve bantlayarak sakladığı penisiyle adeta ağır bir yük gibi sırtında taşıdığı bedenini, kendisi dışındaki yakın çevresi içselleştirebilmiştir. Babasının arkadaşları, psikiyatristi, hormon tedavisini yürüten ve Lara’yı ameliyata hazırlayan doktorları için Lara her zaman bir kızdır.

Kız

Kız: Eril tahakkümün yansıması

Lara dışında kurulmuş tüm düzenlerin normal işlediği, sadece Lara’nın cinsiyet değiştirme dönemine odaklanmamızı istediği bir film yaratmış yönetmen. Kardeşi sadece bir kez ağzından eski adını (Victor) kaçırır, ablasının. Lara ise asla erkek bedeninin dürtüsü ile fiziksel veya psikolojik şiddetle karşılık vermez buna. Bale okulunda diğer kız arkadaşları ile aynı soyunma odasında duş almak istememesi ve kendini gizler tavırları arkadaşlarının dikkatini çekecektir. Lara’nın sınıfında onun başarısına paralel olarak yavaş yavaş saf tutmaya başlayan arkadaş grubunun Lara’nın bedenine yönelik manevi şiddet eylemleri ise eril tahakkümün toplumun her bölümünde görülür olduğunun bir yansıması. Bir arkadaş buluşmalarında Lara’ya organını göstermesi için baskı yapmaları da duygusal çöküntüsünü ve içinde bulunduğu geçiş sürecinin yükünü artırır cinsten. Her doktor kontrolünde daha da güçsüz ve zayıf kalarak ameliyat ve uygulamalara hazır olmadığını öğrenir ve komşuları olan bir erkekle fiziksel yakınlık kurmaya çalışır.

Gerçek transseksüellerin öykülerinde pasif, güvenilmez, tutarsız, boyun eğen bir baba ve depresyonda olan bir anne figürünün sık görülen bir durumdur. Yeterli ego gücüne sahip olmayan ve transseksüel olma yolunda olan bir ergen, sosyal ortamlarda dışlanmaya başlar ve karşı cins rolünü benimsediği için sık sık alay konusu olur, biyolojik cinsiyetiyle kendilik duyguları arasındaki uygunsuzluğun farkına varmayı tolere edemez[1].

Kız

Beden dediğimiz enstrümanı kendini bulduğu alanda kullanması ama doğru enstrümana ulaşmak için daha beklemek zorunda olması Lara’yı filmin sonuna ulaştıran ve rutine kendi müdahalesiyle bir son vermek zorunda bırakan sürecin de resmini çizer. Bedensel yetersizlik ve rahatsızlıklardan dolayı evde istirahat etmek zorunda kalan Lara’nın bulduğu ilk fırsatta kafasında kurduğu küçük bir planla evin kapısını açık bırakıp, sağlık ekiplerini arayıp kendi organını kestiğini görüyoruz. Bu sahneyi izlediğinizde en başından beri kararlı, hırslı ve gözlerinden bile umudu eksik etmeyen Lara’nın, aile ve çevre desteğine, azmi ile adından bahsettirecek bir balerin olabileceği başarı ihtimaline rağmen; bu dönemde kendini yalnız hissederek, psikolojisinin onu bu noktaya sürüklediğine ikna olacaksınız.

Kız

Kız: Özgürlük hikâyesinin doğuşu

Öncelikle belirtmeliyim ki toplumlarda sürmekte olan cinsel kimlik, cinsel rol, queer[2] kavramı inşası, heteroseksist[3] ve heteronormatif[4] düzen baskılarının yıkılacağı umuduna odaklanmamızı sağlayan bir psikodram yapımı Kız, oldukça yalın ve içten bir anlatıma sahip. İzleyiciyi yakın plan çekimleriyle; müziği ve ışığı kullanarak karakterin iç dünyasına alıyor. Başarıya da böyle ulaşıyor.

Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde dünya prömiyerini yapan Girl’ün yönetmen koltuğundaki Lukas Dhont, 2009 yılında, ünlü bir balerin olmayı düşleyen, erkek olarak doğan bir kızın öyküsünü bir gazetede okuyunca, ‘Girl’ projesini hayata geçirmeye karar vermiş ve bunun için de sekiz yıl hazırlanmış.

Filmin hazırlığında birçok trans bireyin ebeveynleri ile görüşüp fikir alarak bakış açısını genişleten Dhont, ebeveynlerle görüşürken bir yandan da doktor ve psikologlarla görüşmüş. Çünkü filmin duygusal yanına translıkla ilgili bilgi veren teknik kısımları da eklemek istemiş.

Altın Kamera ve FIPRESCI En İyi Film Ödüllerinin sahibi ‘Girl’ün yaratıcısı Belçikalı Flaman yönetmen Lucas Dhont 27 yaşında. Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI), festivalin yan bölümü Belirli Bir Bakış’ta yarışan ‘Girl’ü Yılın En İyi Filmi Ödülüne layık gördü.

2017 yılında Victor Polster bu role talip olana kadar Lara karakteri için uygun biri bulunamamış.

Kız

Filmin başrolünü üstlenen Victor Polster için ayrı bir paragraf açmanın gerekli olduğunu düşünüyorum

Kameranın arkasına ilk kez geçen, Belçikalı 16 yaşındaki aktör Viktor Polster, olağanüstü performansının karşılığını Belirli Bir Bakış bölümünün En İyi Oyuncusu Ödülü ile aldı.

Kendisi 16 yaşında, Anversli bir bale öğrencisi olan Polster, ergenlik sorunları, transseksüellik, kimlik bunalımı gibi zorlu temaları işleyebilmenin yolunu açan bir aktör olarak görülmüştür.

Kapanış galasında yaptığı basın toplantısında bu başarısından sonra dans ile sinema arasında tercihte zorlanacağını anlatıp, şöyle demiştir:

İki aylık filmin çekim süresi boyunca, etrafımızdaki herkes benim kız mı, erkek mi olduğumu sorguladı. Baletler balerinler gibi parmak ucunda dans etmez. Lara rolü beni bu yönüyle zorladı.

Kız

Genç aktör, kızların yaptığı gibi ayak parmak uçlarında dans edebilmek için üç aylık zorlu bir eğitim sürecinden geçmiş. En fazla da sesi üzerinde çalışmış. Karşılığını da filmde oldukça veriyor, her hareketinde feminen duyguları hissedebiliyorsunuz.

Victor Polster’in Lara karakterine hayat verdiği filmin kadrosunda Mathias (Arieh Worthalter), Milo (Oliver Bodart), Dr. Pascal (Valentijn Dhaenens), Dr. Naert (Katelijne Damen), Ballet Pianist (Nele Hardiman) gibi isimler de yer alıyor.

İlk olarak Cannes’da gösterilen film, Ocak 2019’da ülkemizde de vizyona girmiştir. IMDb puanı ise 7,2.

Son olarak filme bir gazete haberi ile fikir olmuş, Lara’nın hayatını tüm gerçekliği ile yaşayan Nora Monsecour ve nice Nora’ları cesaretleri, hayata tutunuş azimleri ve başarılarından dolayı kutluyorum. İyi seyirler…


Kaynakça
  1. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (cised.org.tr)

Tanımlar
  1. Queer; LGBT tanımlarını tekrar yapan, bunların cinsel olduğu kadar sosyolojik, entelektüel ve politik açılımlarıyla tarihsel, kültürel gelişimlerini de anlatan teori.
  2. Heteroseksist; karşı cinsten bireyler arasında yaşanan cinsellik ve ilişkiyi destekleyen bir tutum, ön yargı ve ayrımcılık sistemi.
  3. Heteronormatif, heteroseksüelliğin toplumsal ve doğal norm olarak kabul edilmesi veya bu kabulü içeren kültürel yapı. Toplumsal ve kültürel bir yapı olarak, “insanlık ile heteroseksüelliğin eşanlamlı olduğu” iddiasını içerir ve dolayısıyla insanın kadın ve erkek olarak birbirini tamamlayan iki ayrık ve zıddına yönelimli cinsiyetten olduğu kabulünü barındırır.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
Cansu Topçu

Cansu Topçu tarafından oluşturuldu

1993 Ankara doğumluyum. İlk üniversite eğitimim olan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İstatistik bölümünü geç de olsa isteyerek bıraktım. 2018’de Akdeniz Üniversitesi’nde Medya ve İletişim bölümüne başladım. Hayvanlarla ilgilenmekten, sinemadan ve evcimenlikten hoşlanırım. Umarım yazdıklarımın bir faydası olur. İyi okumalar…

Kar Küreyici: Kapitalizmin izleri

2019 Ağustos: Netflix yayın takvimi