Şahsiyet: Alzheimer olan kim?

Ay Yapım imzalı Şahsiyet dizisinin yönetmen koltuğunda Onur Saylak otururken senaryosu ise Hakan Günday’ın kaleminden çıkmıştır. 12 bölüm süren dizi, ilk bölümünü 17 Mart 2018; son bölümünü ise 8 Haziran 2018’de yayınlamıştır.

Diğer yazılarımla tanışanlar iyi bilir ki; film/dizi analizleri yaparken prodüksiyon başlığına fazla yer ayırmam. Yani, direkt incelemeye, eleştirmeye koyulurum. Ancak bu yazımda bir değişikliğe giderek dizi kadrosuna ayrıntılı olarak değinmek istiyorum. Bunun sebebi ise kadronun ciddi anlamda kaliteli ve özgün olması; öyleyse dizinin konusuna geçmeden önce kadroyu tanıyalım…

Şahsiyet

Öncelikle dizinin yönetmen koltuğunda Türk oyuncu ve yönetmen olarak bilinen Arif Onur Saylak oturuyor

Kendisi, ilk oyunculuk deneyimini 2000 yılında “Bizim Evin Halleri” diziyle yaşarken; ilk yönetmenlik deneyimini ise 2017 yılında “Daha” filmiyle yaşamıştır. Yönetmen koltuğuna ilk kez oturmasına rağmen “Daha” filmi ile 24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde “Yılmaz Güney Ödülü”, “Adana İzleyici Ödülü” ve “SİYAD En İyi Film Ödülü” ile üç kategoride; 7.Malatya Uluslararası Film Festivali’nde ise “Ulusal En İyi Film” kategorisinde ödül kazanmıştır. Şu anda ise Ay Yapım imzalı “Çarpışma” dizisinde “Veli” karakterini canlandırmaktadır.

Şahsiyet

Şahsiyet’in senaryosuna geldiğimiz vakit ise yazar olarak bilinen Hakan Günday ismiyle karşı karşıyayız

Günday, ilk yazarlık deneyimini 2000 yılında yayınladığı romanı “Kinyas ve Kayra” ile yaşamıştır. Ayrıca, 26 Kasım 2014 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen törende Türk-Fransız Edebiyat Ödülü’nü almıştır. 5 Kasım 2015’te ise Fransızcaya “Encore” ismiyle çevrilen “Daha” romanıyla Fransa’nın saygın edebiyat ödüllerinden Prix Medicis En İyi Yabancı Roman Ödülü‘ne layık görülmüştür. Ayrıca, “Daha” romanı 2017 yılında beyazperdeye taşınmıştır.

Şahsiyet

Şahsiyet’in prodüksiyonda atlanmaması gereken en önemli unsurlardan birisi de kesinlikle “görüntü” üzerinedir. Görüntü yönetmenliği koltuğunda ise Feza Çaldıran var. Çaldıran da ilk görüntü yönetmenliği deneyimini 2002 yılında vizyona giren “Çamur” filmiyle yaşamıştır.

Bu isimlerin ortak yönü ise “Daha” filmi ve “Şahsiyet” dizisi prodüksiyonunda buluşmuş olmalarıdır. Bence bu üç isim de Türk sinema ve dizi sektörüne 2017 yılında “Daha” filmiyle sağlam bir giriş yaptılar ve bu girişi 2018’de “Şahsiyet” dizisi ile zirveye çıkardılar. Gelecek projelerde de sinema ve dizi anlamında özgünlüğü koruyacaklarına inanıyorum.

Şahsiyet

Son olarak, Şahsiyet dizisinin başrol oyuncularına bakacak olursak; Haluk Bilginer, Cansu Dere, Müjde Ar, Metin Akdülger, Şebnem Bozoklu, Hüseyin Avni Danyal, Necip Memilli ve Şenay Gürler gibi isimler var. Gelelim, dizinin konusuna; sahiden, nedir bu Şahsiyet?

Şahsiyet dizisi üzerine

Dizinin başroldeki ismi, Haluk Bilginer’in canlandırdığı Agâh Beyoğlu’dur. Agâh Efendi, bir gün uyandığında kedisinin açlık ve susuzluktan hayatını kaybettiğini öğrenir. Peki, nasıl oluyor? Kedisi ile beraber yaşayan Agâh Efendi, kedisi ölünceye kadar neredeydi? Tabii ki evindeydi, hatta beraber yatıyor beraber kalkıyorlardı. E ama nasıl oldu da kedi, açlıktan ve susuzluktan öldü? İşte dizi tam da bu kilit noktanın kırılmasıyla başlıyor.

Şahsiyet

Agâh Bey, ciddi bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalmıştır; doktoru tarafından Alzheimer başlangıcı teşhisi konulmuştur. Doktorun, “Alzheimer olduktan sonra 20 yıl yaşamış olanlar var” sözüne, Agâh Efendi şu cevabı verir: “20 yıl yaşamış da ne yaşadığını hatırlıyor mu acaba? Bütün hatıralarım, yaşadıklarım silinip gidecek. Ben ne olacağım! Yani, telefon numaraları bir şey değil de… Benim şahsiyetim ne olacak? Yaşıyorsun, ama yoksun! İnsan nasıl dayanır buna?”

Şahsiyet

Hastalığının ciddiyeti ile karşı karşıya kalan Agâh Efendi, bir arkadaşıyla gittiği partide, onunla aralarında geçen konuşmanın tetiklemesiyle olaya farklı bir açıdan bakmaya başlayacaktır. Agah Efendi, arkadaşının bir şeyler içme önerisini reddederek içki içenlerin ise birazdan sarhoş olup dağıtacaklarını, sabah ayıldıklarında ise pişman olacaklarını söylediğinde arkadaşından şu yanıtı alır: “Ya Oğlum, ne pişman olacaklar?! Sabah kalktıklarında hiçbir şey hatırlamayacaklar ki!”

Şahsiyet

Tam da bu noktada bir yandan Alzheimer hastalığındaki “fırsatı” keşfeden Agâh Efendi, bir yandan da doktorunun, “Hayatınız boyunca yapmayı çok isteyip de yapamadığınız şeyler vardır mutlaka; onları yapın” tavsiyesine kulak verir. İşte bu geceden sonra Agâh Efendi, yıllardır içini yiyip bitiren o şeyi yapma arzusuyla harekete geçecektir. Artık, o bir seri katildir; ölmeyi çoktan hak ettiğini düşündüğü bir dizi insanı öldürmenin peşine düşecektir. Bunların başında ise onlarca kişi tarafından tecavüze uğrayan 12 yaşındaki Reyhan’ın intikamını almak vardır.

Şahsiyet

Bu arada, dizinin konusuna girizgâh yaparken Mardin’de yaşanan utanç verici bir haber geldi aklıma, bunu da paylaşmak istiyorum

Aslına bakılırsa dizi, temelini bu habere dayandırmış gibi. Yani bir gönderme yapılmış, bariz belli. Neyse, söz konusu haberi kısaca hatırlatayım. Olay, 2002’de Mardin’de geçmişti. 13 yaşındaki N.Ç., 28 kişinin cinsel istismar ve tecavüzüne maruz kalmıştı. Yargıtay ise yerel mahkemenin “N.Ç’nin sanıklarla rızasıyla birlikte olduğu” yönündeki kararını onamıştı ki N.Ç’nin çevresindeki çok kısıtlı sayıda insan onun gerçekte kim olduğu biliyordu.

Bu kişilerden biri Avukat Eren Keskin, diğeri ise Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Komisyonu’nda çalışan Leman Yurtsever idi. Şimdi 29 yaşında olan N.Ç. 2003’te yerleştirildiği Adana Kız Yetiştirme Yurdu’ndan kaçarak Eren Keskin ve Leman Yurtsever’in yanına gelmişti. İstanbul’da, Keskin ve Yurtsever’in yanında yaşamını yeniden inşa eden genç kız, 9 yıl önce yaşadıklarıyla anılmak istemiyordu. Avukat Eren Keskin’i de örnek alarak, hukukçu olmayı hedefliyordu. N.Ç.’nin bu hayali ise gerçek oldu. Peki, dizideki Reyhan’a ne olacak dersiniz?

Evet, dizinin konusuna dair kulak aşinalığınızın oluştuğunu düşünerek diziye dair asıl değinmeyi düşündüğüm kilit noktaları kaleme almak istiyorum. Öyleyse başlayalım!

Şahsiyet

c Agâh Efendi mi, içinde yaşadığı toplum mu?

Hayatı Beyoğlu’nda geçmiş, soyadı bile “Beyoğlu” olan, Beyoğlu’nu tepeden tırnağa bilen, ama orada yaşayan kalabalığın içinde ise kendisini yapayalnız hisseden emekli bir bireydir Agâh Efendi. İşte bu tür bir toplum çatısı altında Alzheimer, “Agâh Bey’in beyninde mi, yoksa yaşanılan toplumun yüreğinde mi?” sorusunu izleyicinin beynine kazıyan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor Şahsiyet!

Ailelerin bile birbirlerini unuttuğu, ihmal ettiği, umursamaz olduğu, her şeyin adeta robotik bir hal aldığı bir yaşam ikliminde, sizce Alzheimer teşhisi konması gereken bireyler midir? Bunu bir düşünmek gerek…

Şahsiyet

Nitekim dizide de geçen bir sahnede Agâh Efendi’nin şu sözleri, bu görüşe adeta ışık tutuyor: “Sen zannediyor musun ki bir tek Alzheimer olan sensin? Herkes hasta, hepsi hasta. Yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. Bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi…”

Şahsiyet dizisinde kilit noktalar

Şahsiyet

Toplumsal cinsiyet algısı

Şahsiyet, günümüz Türkiye’sinde kadınlara yüklenen toplumsal rollerin sorgulanmasında da adeta kıymetli bir görev üstleniyor. Örneğin, Cansu Dere’nin oynadığı Nevra karakterinin, iş arkadaşları tarafından sürekli cinsiyetçi saldırılara maruz kalması, hatta mesleğini bırakma noktasına gelmesi ve o dönemde yaşadığı psikolojik sıkıntılar adeta çalışan bir Türk kadını portresini yansıtıyor.

Şahsiyet

Nevra’nın öğretmeni 50 yaşındayken 15 yaşındaki bir genç kızla evlenmişti. İntihar eden Reyhan’ın günlüğü ninesi tarafından bu öğretmene getirildiyse de öğretmenin çocuk yaşta evlendiği eşi, yaşlı kadını adliyeye yönlendirdi. Konuşurlarken günlüğü neden öğretmene vermediğini soran Nevra’ya,
“Kendine eş diye çocuk alan adama mı verecektim günlüğü?” diyerek neden böyle yaptığını açıkladı. Böylece Şahsiyet, çocuk gelinler sorununa da parmak basmış oldu.

Şahsiyet

Uğur Mumcu’nun katledilmesi

Başından beri gazeteciliğe gönül veren, ancak iyi gazetecilik yapamadığını düşünerek istifa eden Metin Akdülger’in canlandırmış olduğu Ateş karakteri, Reyhan olayının örtbas edilişinde üst düzey yetkililerin rolünü çözmüş oldu. Ardından, uğradığı suikastla sevgilisinin gözleri önünde arabasında havaya uçtu. Bu anlamda Şahsiyet, Uğur Mumcu’ya başarılı bir saygı duruşunda bulunmuş oldu.

Şahsiyet

Türkiye’de her şey unutuluyor mu?

Dizide Firuz ile Agâh Efendi arasında geçen sahneler, diyalogları ile çok vurucuydu. Agâh Efendi’yi önce yakalayan, sonrasında Cemil’i öldürmesi şartıyla bırakan Firuz, ”Ama oğlum ben kaç kişiyi öldürdüm, beni bırakırlar mı, peşimde polisler var” diyen Agâh’a karşı çıkarak şöyle der: ”Sadece sen mi hastasın sanıyorsun? Bu ülkede herkes hasta, bu ülkede her şey unutulur” Firuz’un bu sözleri adeta günümüz Türkiye’sinde yaşanan her şeyin bir zaman sonra silinip gittiğine ışık tutar nitelikteydi.

Agâh Makamı

Sonuca doğru giderken aklıma geldi, unutmadan da not düşeyim dedim. Söz ve müziğinin Hakan Günday’a ait olduğu, seslendirmesini ise Haluk Bilginer’in yaptığı “Agâh Makamı” isimli bir müzik videosu da var. Buyurun efendim:

Diziden replikler…

Son cümlelerimi noktalarken dizide geçen ve benim çok kıymet verdiğim birkaç repliği sizlerle buluşturmak istiyorum ve inanıyorum ki bu replikleri okumanız bile sizi, diziye çekecek ve kendinizi diziyi izlerken bulacaksınız.

Bir suç işlemek istiyorsan ama suçlanmak istemiyorsan, etrafına yeterince kalabalık toplaman yeterli.

…insanlar adam gibi dinlemiyor birbirini. Cümleyi bitirmeden otomatik cevap. Her şey otomatik zaten. Sonra anlaşamıyoruz, anlaşamazsın tabi!

Sakın bana ben de sevdim deme. Seninki sevgi değil, hınç. Hınçla sevilmez. Yok, haksız tahrik, yok iyi hal… İndire indire bir madalya takmadıkları kalmış sana. Her zamanki gibi gereği düşünülmüş de gereği yapılmamış o mahkemede.

Bomba patlıyor elli kişi ölüyor panik olmuyorsunuz, teker teker ölünce mi panik oluyorsunuz?

Buradaki bütün arkadaşlar ve bu yayını izleyen milyonlarca insan şunu biliyor ki; eğer bir devlet görevlisi gereken neyse yapılıyor diyorsa hiçbir şey yapılmıyordur.

Türkiye’de insanlar seri katil olmaz. Türkiye’de insanlar cinnet geçirir.

Şahsiyet

Şahsiyet, dünyanın en popüler film ve dizi portalı olan IMDb’de izleyici yorumları ile belirlenen IMDb TV TOP 250 listesinde 30. sırada yer alırken yine kullanıcı oyları ile belirlenen diğer bir listede ise 10 üzerinden 9,2 puan aldı. Muazzam! Ben de film/dizi analiz yazıları yazdığım SineTürkiye’de ilk kez bir puanlamaya gidiyorum ve Şahsiyet’e 10 veriyorum!

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

1 Yorum

Yorum Bırak
  1. İlk bölümü yirmi dakika seyredip sıkılınca kapatmıştım o gün motivasyonum eksikmiş demek ki bu güzel incelemeyi okuyunca gerekli motivasyon sağlandı tekrar seyredeceğim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Görkem Barındık tarafından oluşturuldu

1993 yılında Ankara’da doğdu. Süleyman Demirel Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünde ön lisans; Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Akabinde Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Ana Bilim Dalı'nda “Dijitalleşen Medya ve Yarattığı Yeni Şiddet Alanı: Dijital Şiddet” başlıklı tezini tamamlayarak yüksek lisans programından mezun oldu. Şu an hâlihazırda doktora eğitimi için hazırlanmaktadır. Hayatın sadece biyografik bilgilerin çoğalması için yaşanan anlardan ve kariyer için oluşturulan öz geçmişlerden ibaret olmadığına inanır. Araştırır. Okur. Bıkar. Güler. Yazmayı sever, hayat hakkında kritik yapmayı da… Yemek yer, sevdikleri ile paylaşır. Özellikle de hayvanlar ile… Her zaman bir şeylerin arayışındadır ama neyin arayışında, kendisi de bilmez. Aykırıdır. Öyle biridir işte…

Çukur dizisi gençleri olumsuz etkiliyor mu?

2019 Mart: Vizyonda hangi filmler olacak?