in ,

Olmuş bu.Olmuş bu. Bayıldım!Bayıldım! Oha!Oha!

Schindler’in Listesi

Schindler’in Listesi umudun tükenmediğini 1100 insana anlatmayı başarmış ve barışçıl bir dünya için maddi servetin öneminin olmadığını göstermiştir.

Yaşanan en kanlı savaş olan II. Dünya Savaşı bugün insanlık adına şüphesiz ki en büyük utanç kaynağıdır. Özellikle o dönemin yükselen Nazi Almanya’sı işlenen insanlık suçunda en büyük pay sahibidir. Yazar Thomas Keneally yaşanan bu insanlık suçundan o kadar etkilenmiştir ki bizlere gerçek bir hikâye olan Schindler’in Gemisi kitabını kaleme alarak bugüne, yaşanan kanlı günleri aktarmayı başarmıştır.

Kitap daha sonra Steven Spielberg tarafından 1993 yılında Schindler’in Listesi (Schindler’s List) adıyla sinemaya uyarlanmıştır. Kitap kadar film de birçok konu da başarıya imza atmıştır. Anlatılması güç olan olayları beyaz perdeye başarıyla aktaran yönetmen, tam 7 dalda Oscar Ödülü kazanmıştır.

Film o dönem kararan ve ışığını kaybetmiş hayatları daha net anlatabilmek ve izleyiciye o hüznü verebilmek adına siyah beyaz çekilmiştir. Konu olarak Nazi Almanya’sının Polonya’yı işgali sırasında Yahudilere yaşatılan o zor günlerin içinde, insanlık suçuna seyirci kalmayan bir Alman iş adamının ölümden kurtardığı yaşamlar anlatılmıştır.

Schindler’in Listesi: SS Subayları

Almanya 1939 yılında Polonya’yı işgal ettikten sonra askeri birim olan SS subayları[1] işgal sonrası keyfi her müdahaleyi yapıyorlardı. Acımasız ve son derece Yahudilere karşı zalimce davranışlarda bulunan SS subayları Yahudilere hayvan sıfatları ile sesleniyorlardı. Toplumda korkuya yol açan bu davranışlar Yahudi olan tüm insanlara her şeyi yaptırma gücünü veriyordu. Çünkü korkuyu bir güç olarak gören subaylar bütün infazları herkesin önünde yaparak otoritesini can korkusuyla sağlıyordu. Bu insanlık dışı davranışlar yaşanırken de Yahudiler için özel bir yaşam alanı tahsis edilmek isteniyordu. Bu sayede daha kolay kontrol edilebilir ve içeriden gelebilecek her türlü tehlikeyi büyümeden kolayca müdahale edilebiliriz diye düşünüyorlardı.

SS subayları gelen emirler doğrultusunda Yahudileri evlerinden iş yerlerinden yaşadıkları alanlardan çıkartarak getto[2] adı verilen bir bölgeye toplamışlardır. Yaşanan bu bölgede her bir Yahudi vatandaşına birer kimlik veriliyor, üzerine Yahudi olduğunu belli eden bir ceket veya kıyafet ve her birine ikamet ettiğini bildiren numaralar veriliyordu. Bunun tek amacı Yahudileri kendi içinde kolayca kontrol edebilir hale getirmektir.

Getto denilen ve sadece Yahudilerin yaşadığı bu alan teller ile çevrili ve bugün bildiğimiz hapishanelerden farksızdır. Bu Gettolar A ve B blok olmak üzere iki bloktan oluşturuluyor. A blokta zanaatkâr ve teknik mekanik konularda uzman isimler yer alırken, B blokta yaşlılar ve iş gücünden faydalanması zor kişiler tutuluyordu. Bir sahnede mühendis olduğunu söyleyen bir kadın, SS subayı tarafından “Sen de Albert Einstein gibi bilgilisin” denilerek vuruluyor. Bir Yahudi’nin bilgi sahibi olması bile o dönem cezalandırılmaya yetiyordu.

Schindler, gelir sistemini sömürü üzerine mi kurdu?

Tüm bu askeri şiddet ve vahşetler yaşanırken, bu durumdan faydalanmak isteyen Schindler çıkıyor karışımıza. Her kapitalist toplumda görünen krizi fırsata çevirmeye çalışan iş adamı, bu savaştan cebini doldurma peşindedir.

Gettolara yerleştirilen Yahudilerin yaşam alanında para gittikçe değersizleştirilir ve takas usulü alışverişler başlar. Schindler bunu da hesaba katarak terk edilen bir fabrikayı askeri ürün ve malzeme üretmek adına Yahudi zenginlerin parasını alarak fabrikayı satın alır. Yaşama arzusuyla sadece hayatta kalabilmek adına Yahudiler bu fabrikayı kendilerine kurtuluş olarak görür. Schindler her ne kadar para hırsıyla hareket ediyor olsa da vicdanının el vermediği birçok durum ile karşı karşıya kalacaktır.

İşçiler mavi pasaport denen bir belge ile fabrika çalışanı olduğunu beyan edip gettodan çıkışına izin alabiliyor. Yahudi işçiler getto dışında yemek ve su ihtiyaçlarını daha kolay giderebildikleri için fabrikada çalışmak için gönüllü oluyorlar. İnsan üzerinden para kazanıp karşılığında çok cüzi miktarlar ödeyen Schindler, gelir sistemini sömürü üzerine kurmuştur.

Schindler’in Listesi: Neden Kırmızı palto?

Bir süre sonra gettolara baskınlar düzenleniyor. Baskınlarda itiraz edilen kimse hayatta bırakılmıyor. Mavi pasaportlar bile işe yaramıyor.

Tüm bunlar yaşanırken bir kız çocuğu cesetler arasından koşarak geçiyor. Filmin siyah beyaz çekilmesine karşın film boyunca tek renkli olan bu kız çocuğu üzerindeki kırmızı paltosuyla kan kırmızısını imgeliyor. Kırmızı paltoyu düz anlamı dışında yan anlam olarak kullanan yönetmen yapılan vahşete dökülen onca kana dikkat çekmeyi amaçlamıştır.

Schindler'in Listesi

Çocuk her daim geleceği ve umudu temsil eder. Koşarak girdiği evin içerisinde yatak altına saklanan küçük kız çocuğu karanlığa bürünür. Film boyunca tek renkli olan kız çocuğu da artık siyah beyazdır. Bu sahne ile hiçbir umudun kalmadığı anlatılmak istenmiştir.

Bu sahneler yaşanırken Schindler atına bindiği bir tepeden Yahudi halkına yapılan şiddeti acı bir şekilde izlemektedir. Gördükleri karşısında yüzünde acı çeken bir ifade ile donup kalan Schindler bu sahnede tek bir kelime dahi etmemiştir.

Schindler'in Listesi

Schindler Listesi

Fabrikasında çalışan işçiler de götürüldükten sonra zarar ettiğini düşünen Schindler hala para kazanma derdindedir. Fabrikasında tek bir işçi olmadan para kazanamayan Schindler kampa götürülen işçileri tekrar geri ister. Kamp komutanı SS subayına rüşvet vererek tekrar fabrikasını faaliyete geçirir ve para kazanmaya devam eder. Bu süre zarfında iyi niyetli olan iş adamı psikolojik anlamda da kendi ruhsal dünyasında ikiye bölünmüş bir durumdadır. Yapılan vahşete dur diyemeyen Schindler kamptaki kurtarabildiği insanları fabrikasına alma peşine düşer. Bu sayede kamptaki insan ölümlerini en aza indirmeyi düşünürken birden kamptaki her insanın ölüme gönderileceğini öğrenir.

Bu durumu öğrenen Schindler kazandığı bütün para ile kamptaki insanları bedeli ile satın almaya çalışır. Silah fabrikası alan iş adamı Schindler insan gücü gerektiğini beyan edip kamptaki 1100 kişiyi belirtilen isim listesi ile satın alır ve silah fabrikasına bütün insanlar tren ile getirilir. Bu trenle getirilen Yahudi kadınların saçları kesilip alınır.

Her biri Schindler malı olmuştur. Satın alınan fabrika 7 ay boyunca tek bir kullanılan silah üretmemiştir. Schindler insanların hayatlarını kurtarmak adına kazandığı bütün serveti onları satın almak için harcamıştır.

Bugün Yahudiler tarafından büyük saygı ile anılan Schindler umudun tükenmediğini 1100 insana anlatmayı başarmıştır. Bununla beraber biz izleyiciye barışçıl bir dünya için maddi servetin önemi olmadığını göstermek istemiştir.


  1. Schutzstaffel; kısaca SS. Nazi Almanya’sında koruma timi olarak geçen bir birliktir.
  2. Yahudilerin kendi istekleri, kendi seçimleriyle oturdukları ya da zor yoluyla yerleştirildikleri, bu yüzden de sonunda sinir zayıflamasına varan davranış kalıpları oluşturdukları, kent dışında bir yerleşim alanı.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
Ayberk Düzcan

Ayberk Düzcan tarafından oluşturuldu

1994 Elazığ doğumluyum. 2013 yılında Kastamonu Aytaç Eruz Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. 2014 yılında Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandım. Şu anda yüksek lisans eğitimi için çalışıyorum.

Yücel’in Çiçekleri: Türkiye’nin aydınlık geleceğinin karartılmasının hikayesi

Parçalanmış