in ,

Olmuş bu.Olmuş bu. Bayıldım!Bayıldım!

Lucy: İnsan beyninin yüzde 10’unu mu kullanıyor?

Scarlett Johansson’ın başrol oynadığı Lucy filmiyle yeni bir dönemin başladığını düşünebilir ya da film sonrası acaba sorularıyla karşı karşıya kalabiliriz.

Lucy filmi ile yeni bir dönemin başladığını düşünebilir ya da film sonrası acaba soruları ile karşı karşıya kalabiliriz.

Gelecek ile ilgili ciddi sorular sorduran etkileyici filmin yönetmen koltuğunda Luc Besson bulunuyor. Besson’ı daha önce 1997 yılında çektiği Beşinci Element (The Fifth Element) filminden de hatırlıyor olabiliriz. O dönem de Besson Beşinci Element filmiyle beraber bilim kurgu dünyasına adından söz ettirecek bir şekilde giriş yapmış ve 2014 yılında başka bir film olan Lucy filminin bilim kurgu dalında da aynı derece seyir zevkini yakalamayı başarmıştır. 40 milyon dolar harcanan film, gişe hasılatı olarak 394 milyon dolar gelir elde etmiştir. Film Türkiye’de 823 bin seyirci tarafından izlenmiştir.

Film hakkında yazılan ağır eleştirilerin gereksiz abartılı olduğunu düşünüyorum. Birçok kesim tarafından başarısız bir şekilde değerlendirilen filmin kurgusunu ve oyunculuklarını gayet başarılı buluyorum. Her insanın seyir zevkine göre tabi ki film çekilemez. Fakat bunu dahi bilmeyen sözde eleştirmenler başarılı ya da başarısız birçok filme hak etmediği eleştiriler yapmayı kendilerine huy edinmişlerdir. Bu nedenle sertçe eleştiriler yapan yorumcuların, filmin teknik çekimleri konusunda ne derece bilgi sahibi olduklarını siz okuyucuların yorumlarına bırakıyorum.

Lucy (2014)

Başrolünde Lucy karakterini ünlü isim Scarlett Johansson canlandırmıştır. Aksiyon sahneleriyle bildiğim Scarlett bu filmde de aynı temposunu hız kesmeden devam ettirmiştir. Film içerisinde profesör rolünü Morgan Freeman üstlenmiştir. İki oyuncunun bugüne kadar gösterdikleri başarılarını açıkçası tartışmaya kapalı buluyorum. Bu film içinde yer alan karakterler için de en uygun kişiler olduğunu kendi adıma itiraf edebilirim.

Filmin konusuna gelecek olursak Lucy erkek arkadaşı tarafından istemediği bir durum içine zorla sokulmuştur. Sıradan bir çanta Lucy’nin koluna erkek arkadaşı tarafından kelepçelenmiştir. Lucy’nin çanta içerisinde bulunan uyuşturuculardan haberi yoktur. Akan sahne sonrası Lucy, kendisinin uyuşturucu mafyasının eline düştüğünü anlayacaktır. Bu sırada Lucy bunları yaşarken, profesör ise insan beyni ile ilgili çalışmalarını anlatıyor olacaktır. İnsan beyninin yüzde oranlara göre kullanımını çalışmalarıyla anlatmaya çalışıyor. Film bu şekilde insan beyninin kullanımına dikkat çekmeye çalışıyor. Film akmaya deva ederken Lucy de istemeden taşıdığı çanta içindeki uyuşturucuya yüksek dozda maruz kalıyor ve aksiyon başlıyor.

İnsan beyninin yüzde 10’unu mu kullanıyor?

Lucy maruz kaldığı yüksek uyuşturucudan dolayı beyin gelişimini bir anda hızlandırıyor. Bu şekilde iddia edilen yüzde 10 insan beyni kullanımını 24 saat içinde yüzde 100’lük bir orana ulaştırıyor. Film içerisinde bu durumu hisseden Lucy, profesörün yardımına ihtiyaç duyuyor ve kendine ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Peki, film içerisinde verilen bu bilgi bize gerçekten doğruyu yansıtıyor mu? İnsan gerçekten beyninin sadece yüzde 10’luk bölümünü mü kullanabiliyor?

Aslında filmin senaryosu 1890 yılında ortaya atılan bir teoriye dayanıyor. Bu teori Harvard Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde bilim insanları olan William James ve Boris Sidis’in görüşlerine dayanmaktadır. “Rezerve Enerji Teorisi” adlı araştırmalarında bugüne kadar yaşam sürmüş insanların beyinlerinin sadece yüzde 3-10 arası bir bölümünü kullanabildiklerini savunmuşlardır. Ve zamanla insan gelişimi sayesinde de IQ seviyesinin 250’ye kadar büyüyebileceğini iddia etmişlerdir. Fakat bu düşünce günümüz bilim insanları tarafından yanlış yorumlanmış ve paylaşılmıştır.

Devam eden zaman içerisinde bilim insanları beyin üzerine birçok çalışma gerçekleştiriyor. İnsan beyni yüzdelik kullanımı iddiaları Dr. James Kalat’ın 1998 yılında yaptığı bir araştırma sonrasında yeniden gündeme geliyor. Filmin senaristi de sanırım bu çalışmalardaki düşünce akışına katılıyor olacak ki film içerisinde bu teorileri destekleyen düşüncelere yer veriyor.

Lucy yüzde 100 beyin kontrolü ile neler yapabiliyor?

Lucy hızlı bir gelişim ile önce beyni içindeki sinirlerini kontrol edebilmeye başlıyor. Korku hissetmiyor, duygularını hissetmiyor, acı hissetmiyor. Beyin vücuduna tam erişim sağlıyor. Sahne devamında Lucy etrafındaki olup biteni sadece sinirsel ve hücreler halinde görmeye başlıyor ve görme yetisinin önündeki tüm engeller kalkıyor. Tabi film içerisinde bu gelişim yüzdelik dilimler olarak belirtiliyor. Zamanın ötesine geçmeye başlayan Lucy yapabildikleri karşısında korku ya da endişeye kapılmıyor. Çünkü kendisi insan bedeni olmaktan giderek uzaklaşıyor. Hücre ve sinirsel parçalara ayrılıyor. Bu parçalanmalar ile kendisi insan bedenine ve nesnelere hükmetmeye ve elektronik cihazları da kullanabilmeye başlıyor. İnsan beyninin tüm sınırlarını aştığı gösteren film giderek ilginç bir hale geliyor.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum Bırak
  1. Film ile hakkındaki yazılarınızı daha sık kaleme almanızı rica ediyorum. Film izlemeden önce sitenizini ziyaret ediyorum. Film seçimlerimi ona göre yapiyorum. Emeğiniz için teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
Ayberk Düzcan

Ayberk Düzcan tarafından oluşturuldu

1994 Elazığ doğumluyum. 2013 yılında Kastamonu Aytaç Eruz Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. 2014 yılında Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandım. Şu anda yüksek lisans eğitimi için çalışıyorum.

Milyonların sevilen dizisi La Casa De Papel 4. sezonu ile yayında!

Netflix en iyi Türk komedi filmleri