Crazy Ex-Girlfriend

Crazy Ex-Girlfriend, bugüne kadar izlediğim en etkileyici dizi olabilir. Her şey New York’ta yaşayan, çok çalışan avukat kızımız Rebecca’in (Rachel Bloom) bir gün mutlu olmanın nasıl bir şey olduğunu unutması ve ilk aşkı Josh’ı (Vincent Rodriguez III) görmesiyle başlıyor. Ardından Josh’ın memleketi olan West Covina’ya taşınıyor. Açıkçası dizi sadece bundan ibaret olsaydı, büyük ihtimalle izlemezdim. Beni diziye bağlayan sahne ilk bölümdeki, partiye hazırlanırken yapılan ataerkil düzenin dayattığı güzellik anlayışı ve bunun sadece kadınlara yönelik bir sorumluluk olarak benimsetmesi üzerine yapılan eleştiri şarkısı olan The Sexy Getting Ready Song‘dur.

Crazy Ex-Girlfriend: Erginlikten yetişkinliğe…

Dizi tam olarak erginlikten yetişkinliğe geçen kişilerin sorunlarına eğlenceli bir dille değinmekte. Hayallerine ve hedeflerine ulaşma sorunları, eş seçme problemleri ve yetişkin hayatının getirdiği sorunlar sıkça işlenmekte. Dizinin en güzel taraflarından biri bir kadının hayatını bir kadının anlatması. Başrol oyuncusu Rachel Bloom aynı zamanda dizinin yaratıcısı, yazım ekibinin en önemli parçası ve dizinin müzikleri de onun elinden çıkmış. Dizinin kadrosu çok iyi komedyenler ve müzisyenlerle dolu. Açıkçası dizilerde güçlü kadın karakterleri ve iç dünyalarını görmeyi seviyorum.

Dizinin en çok dikkat çekici taraflarından biri bol miktarda tabuyu ele alması hatta onlarla dalga geçmesi. Psikolojik rahatsızlıklar, eşcinsel ilişkiler, çiftler arasındaki iletişimsizlikler ve regl dönemi gibi konularda kendine has nazik dille toplumun tavırlarına eleştiriler getirmesi diziyi izlerken, boş bir şey izlemediğimize bizi ikna eder nitelikte. Bir diğer yandan farklı etnik kökenli ve cinsel yönelimli insanların birlikte uyum içinde yaşamlarını, dışlanmamalarını içeren bir dizi evreni yaratmış olmaları umut verici.

Crazy Ex-Girlfriend

Kaliteli oyuncu kadrosu!

Dizide bulunan tüm oyuncuların çok kaliteli olduğunu söylemem gerekiyor. Özellikle Paula karakterini canlandıran Donna Lynne Champlin’nin karakteri resmen diziyi daha izlenebilir kılıyor. Bunda Paula karakterini yaratan yazım ekibinin yanı sıra Champlin’in de emeği hiç göz ardı edilebilecek gibi değil. Gerek aile ilişkileriyle gerek Rebecca ile olan bağıyla tipik bir Amerikan annesini canlandırıyor. Bu arada Champlin’in dizideki müzikal başarısını da yine göz ardı etmememiz gerekiyor. Dizideki şarkıların Rachel Bloom’dan sonra en çok Champlin seslendiriyor ve gerek dizi de gerek dizinin müzikal şovlarında bu işin hakkını gerçekten veriyor.

Dizinin Asıl annesi olan Naomi Bunch’i canlandıran Tovah Feldshuh harika bir oyunculuk sergiliyor. Genç yaşta boşanmış ve bizlere sert yüzünü gösterirken aslında kendi içinde endişeler taşıdığını bu kadar iyi sergileyen başka bir oyuncuyu daha görmemiştim. Kızıyla ilgili olan durumlara karşı aldığı tavırlar ve tarzı diziye daha çok bağlanmamıza ve Rebecca’yı daha sahiplenmemize yarıyor.

Dizi sadece kadınlardan ve onların duygularından bahsetmiyor tabii ki, erkek karakterlerin de iç dünyalarından bahsediyor. Toplum tarafından erkeklere atfedilmiş olan güçlü, dayanıklı ve duygularını asla belli etmeyen kalıpları yıkıyor ve özellikle 3. sezondan sonra bizi erkeklerin duygu dünyasında sansürsüz bir yolculuğa çıkarıyor.

Crazy Ex-Girlfriend

Gelelim dizinin kostümlerine…

Kostümler üzerinde gerçekten çok çalışıldığı belli oluyor. Özellikle dizinin müzikal kısımları için hazırlanmış kıyafetler, ülkemizdeki Muhteşem Yüzyıl dizisi için açılan sergi gibi bir sergiyi hak ediyor. Kostümlerdeki her detay ayrı ayrı düşünülmüş ve dizideki danslar için ergonomik olarak tasarlanmış. Bunun üzerine Rachel Bloom ve Donna Lynne Champlin gibi büyük beden kadınlar için tasarlanmış kıyafetler “body positivity”[1] hareketini açık bir şekilde desteklediklerini belli ediyor. Durum böyle olunca dizinin eşitlikçi tavrı, onu daha çok sevmemize yarıyor.

Müthiş koreografiler ve eşsiz şovlar sizi bekliyor

Dizinin müziklerinden bahsettik, biraz da danslarından bahsetmek istiyorum. Dizideki bazı sahnelerde çıkan dansçılar hariç, ana rollerden hiçbirinin asıl uğraşı dans değil. Buna rağmen müthiş koreografiler ve eşsiz şovlar sizi bekliyor. Peki, bu danslar için ne kadar çalışıyorlar diye merak ettim. Çekimler dışında tüm zamanlarını dansları çalışmak için dans stüdyosunda geçirdiklerini öğrendim ve onları bir kez daha takdir ettim.

Crazy Ex-Girlfriend

Antidepresanlar olduğu zaman hiç de eşsiz biri değilsin…

Diziyi benim için önemli yapan şeylerden biri de cesurca psikolojik rahatsızlıklardan bahsedebiliyor olması. Rahatsızlıkların korkunçlaştırılmadan ve tedavi edilebilir gösterilmesi umut verici. Umarım bu yaklaşımı bir gün Türk dizilerinde de görürüz. Maalesef ülkemizde hala diziler özellikler televizyondaki, bu tür rahatsızlıklarda, rahatsızlık sahibini dışlıyor ve tabiri caizse kullanılmaz hale getiriyor. Oysa dizi karakteri de toplumdan bir parça günümüzde ve hayat devam ediyor. Dizide de dediği gibi konu antidepresanlar olduğu zaman hiç de eşsiz biri değilsin, herkes kullanıyor.

Dizi ile ilgili spoiler yemeniz olası…

Benim için bir diziyi izlemenin yanı sıra, üzerine düşünebilmek hatta başka insanlarla tartışabilmek çok önemli. Bu konuda Crazy Ex Girlfriend’in çok sayıda fan sayfası ve bir de kendine has Viki’si var. Bu yüzden internette dizi ile ilgili spoiler yemeniz olası. Özellikle YouTube’da dizinin şarkılarını dinlerken izlemediğiniz bölümlerle ilgili şarkıların karşınıza çıkması kaçınılmaz.

Crazy Ex-Girlfriend

Bu dizide beğenmediğim tek nokta Josh karakterini canlandıran oyuncu Vincent Rodriguez III’in oyunculuğunu yeterli bulmamam. Bu kadar önemli bir yan rolu oynayan kişinin en azından ilk sezon Greg’e can veren Santino Fontana kadar iyi bir oyuncu olmasını bekledim ben açıkçası. Gerek sürekli aynı mimik ve tepkileri kullanması gerek sürekli ilkokul müsameresine çıkarmış gibi tavırları izlerken beni geriyor ve o sahnelerin geçmesini bekliyorum sadece.

Umarım siz de Rebecca’yi ve hikâyesini benim kadar seversiniz.


1.Bkz. Beden pozitifliği: Tüm insanların pozitif beden imajına sahip olması gerektiği inancına dayanan bir toplumsal harekettir, bu şekilde toplumun fiziksel bedeni sunma ve görme biçimlerini zorlaştırır. Hareket, biçim, büyüklük veya görünüm ne olursa olsun tüm bedenlerin kabulünü savunuyor.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ege Orhan tarafından oluşturuldu

1993'de Ankara’da doğan Ege Orhan, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünden mezun oldu. Üniversiteden sonra Ankara'da yaşamayı tercih eden Ege Orhan, tam bir Ankara aşığıdır. Boş zamanlarında Ankara'nın gizli kalmış güzelliklerini fotoğraflamaktan hoşlanmaktadır.

Özgür yazılım aktivisiti olan ve Freelance Python geliştiriciliği yapan Ege Orhan, daha çok tarihi dizi ve filmlerden hoşlanıyor. Şu sıralar favori dizisi Sisters ve en sevdiği film Gaspar Noe'nun "Love" filmidir.

2019 Mayıs: Vizyonda hangi filmler olacak?

Gerçek hikayelerden uyarlanmış en iyi filmler