in ,

Bayıldım!Bayıldım! Olmuş bu.Olmuş bu.

Hakan: Muhafız

Hakan, Ölümsüzler’e karşı şehrini koruyup, şehrin geleceğini kurtarmak zorundadır. Bu onun değiştirilemez kaderidir. Kader bazen kandan gelir!

Kaderimiz bazen kandan gelir; Hakan: Muhafız! Benim uzun süredir hayallerimden birisi Netflix gibi bir platformda yerli yapımların olmasıydı. Türkiye televizyonlarında yayınlanan dizilerin Netflix’de de yayınlanmasından bahsetmiyorum, yanlışlık olmasın! Netflix’in bütçe verip, Türkiye’de Netflix için Türkçe dizilerin çekilmesinden bahsediyorum. Hatta filmler bile çekilmeli, umarım! Bu, uzun süredir istediğim bir şeydi, sonra.. Haberi gördüm, Netflix, Türkiye’de dizi çekiyormuş, başrolünde Çağatay Ulusoy olacakmış falan.. Çok mutlu oldum, ancak korktuğum şey şuydu; saçma sapan bir aşk ve dram dizisi olması. Allah’a şükür öyle bir hata yapmadılar! Cidden artık midem kaldırmıyor. Özellikle son yıllarda TV kanallarımızda sürekli aşk, dram ve gerilim dizileri görüyordum. Arada sözde komedi dizileri falan… Son dönemlerde ise biraz toparlamaya başlamıştık. Muhteşem Yüzyıl gibi bir tarih dizisi çok konuşulmuştu, çok fazla reyting almıştı. Bununla beraber tarih dizileri çok fazla artmaya başlamıştı ve hâlâ da artıyor. Bu iyi bir gelişmeydi ama yetersizdi. Neden? Gelin biraz da buna bakalım.

Hakan: Muhafız

Neden yetersizdi biliyor musunuz? Maalesef ülkemizde bir şey tuttu mu onu iyice yok edene kadar kullanırız. Sürekli tarih dizileri çıkmaya başladı, tamam güzel ama sürekli aynısı, aynısı derken onunda tadını bozmaya başladık. Yeniliklere kapalıyız, ön yargılıyız yeni yapımlara karşı. Birkaç tarih dizisi varken, yanlarına bilim kurgu, fantastik, modern ajanlık vb. temalı dizileri entegre edemedik, denemedik bile yahu! Cem Yılmaz‘ın G.O.R.A. ve A.R.O.G. gibi yapımlarının sinemada ne kadar beğenildiğini, izlenildiğini hep birlikte görüyoruz, bu filmler bizim farklı ve sayısı az eserlerimizden. G.O.R.A., dört milyon seyirci, A.R.O.G. ise yine aynı rakama yakın bir seyirci oranını yakaladı. İnsanlarımız istiyor, hatta bu yapımlardan daha sertini (Komedi olmayanını) istiyor, yukarıda bahsettiğim temalı dizileri de istiyor. Yabancı dizilerin ülkemizde çok popüler olmasının nedenlerinde birisi de bu.

Başlıyoruz!

Neyse, çok dağıtmadan konuyu Hakan: Muhafız’a, orijinal adı ile The Protector‘a bağlayayım. Bu sıkıntıları anlatmamın Hakan: Muhafız ile ilişkisi şu; insanlar istiyordu, bu boşluğu da Netflix çok iyi gördü, zaten Türkiye’de Netflix yatırımlar da yapıyordu, insanların Netflix’e geçişi de bu yatırımları hızlandırdı. Farklı ve Türkçe olan Hakan: Muhafız dizisi için çalışmaları başlattılar, gelecek günlerde yeni Türk dizilerini de göreceğiz. Olayların nasıl geliştiğinin çok önemi yok, ne yaptılar, kimle çalıştırlar falan.. Şimdi gelelim, dizinin sektöre neler getireceği ve katkısı nedir, ardından Hakan: Muhafız’ın konusuna, oyuncu performanslarına ve geleceğine bakalım…

Bu arada gereksiz bir eleştiri yapayım, şu dizinin Türkçe adını sadece Muhafız yapsaydınız ya! Boşuna uzatılmış ismi, karışıklığa da sebebiyet veriyor.

Hakan: Muhafız

Hakan: Muhafız dizi sektörüne yön verecek mi?

Son dönemlerde izleyici kaybeden televizyon dünyasının ve yükselen internet yayıncılığının etkisi ile artık herkes yavaş yavaş internet yayınlarına yöneliyor. Netflix, BluTV ve Amazon TV ve diğer servisler gibi bizim kanallarımız da internete taşınmaya başlıyor, son dönemde ödeme almakta zorlanan, reklam gelirleri düşen kanallar Hakan: Muhafız tarzı diziler yayınlamaya devam edecek, gibi diyorum çünkü aynı tema/konu olmayacak, çünkü bu yeni medya düzeni yeniliklerde getirecek, getirmek zorunda, yoksa kaybedecekler. Rekabet çetin. Hakan: Muhafız bu konuda sektöre öncülük edecek. Çünkü, BluTV’de yayınlanan dizilerden daha güçlü bir referansa sahip Hakan: Muhafız; Neflix. BluTV de iyi bir başlangıç, ona lafım yok, onlar gelecekte Türkiye sektöründe, yerli olarak liderlerden birisi olacak, orası ayrı tabii. Ancak öncelikle TV dünyasından bağımsız olarak ilerlemeleri gerekiyor, yatırımlarını da arttırmaları gerekli.

Netflix

Yukarıda anlatmaya çalıştığım şeylerden ötürü bu global pazarda ilklerden biri olan Hakan: Muhafız, hem kendi geleceğini hem de diğer dizilerin geleceğini belirleyecek. Yakında ikinci sezonu ile Netflix üzerinde erişilebilir olacak dizi, şimdiden üçüncü ve dördüncü sezonu için de onay aldı! Çok önemli bir şey bu, çünkü yayınlandığı günden bugüne sosyal medyada büyük bir ilgi uyandırdı, muhtemelen bu ilgi Netflix üzerinde izlenme ve yeni abonelikler olarak iyi bir geri dönüş sağladı Netflix’e. Bundan ötürü diziye, gelecek sezon onayları geldi, senaryonun geleceğini de değiştirdi. Beklenilenden daha fazla bir ilgi oldu bence. Türkiye’de Netflix çok fazla kullanılıyor ve kullanım artmaya devam ediyor. Etrafımdaki birçok kişi uygulamayı kullanıyor, artık bizim evde TV izlenmiyor bile! Ben uzun zaman önce bırakmıştım, diğer ev halkı da TV’de Netflix ve BluTV arasında geçiş yapıyorlar.

İlk bakışta fark ettiklerim

Dizi yayınlandıktan sonra ilk müsait zamanımda Netflix’e koştum, dedim bir bölüm izleyeyim, sonra işlerime bakayım, izlemez olaydım! Bir oturuşta tüm bölümleri izledim. 🤦‍♂️ Beklediğimin ötesinde güzel, sürükleyici bir dizi ile karşılaştım. Her bölüm sonunda daha çok merak ettim, merak ettikçe diğer bölümü izledim. Dizi sürükleyiciydi cidden, konusu Türk dizilerine oranla farklı, hatta birçok yabancı diziye oranla da farklı, merak ettiriciydi. Eksikleri yok mu? Çok var. Ancak bunlara sonra değineceğim.

Hakan: Muhafız

Özgün ve sürükleyici bir konu

Şimdi dizinin konusuna, mümkün olduğunca spoiler vermeden değinmeye çalışacağım. Kahramanımız Hakan, İstanbul’da sıradan bir halıcı dükkanında çalışan, ancak hayalleri olan bir gençtir. Bu sıradan hayatı geçmişten gelen alın yazısı ile değişmek zorunda kalır. Atalarından kalan bu mirastan ötürü İstanbul’u kurtarma görevi ona kalmıştır. Ölümsüzler denilen düşmanlara karşı şehrini koruyup, şehrin geleceğini kurtarmak zorundadır. Bu onun değiştirelemez kaderidir, bazen kader kandan gelir! Bu kaderi ile yüz yüzeyken hayatın akışı da onun peşini bırakmaz, bir yandan aşk bir yandan da üzüntüleri Hakan’ı daha da boğar. Bakalım Hakan bu fırtınadan çıkabilecek mi? Yoksa fırtınada kaybolup denizin diplerine doğru sürüklenecek mi?

Oyunculuklara ustaların dokunuşları

Dizinin yönetmenliğini Binnur Karaevli yapıyor, dizinin başrolü bildiğiniz üzere Çağatay Ulusoy, kendisi Hakan Demir rolünde. Ayça Ayşin Turan muhteşem güzelliği ile Leyla Sancak olarak karşımıza çıkıyor ki ben çok beğendim kendisini :). Son dönemin popüler oyuncularından Hazar Ergüçlü ise Zeynep rolü ile karşımızda. Zeynep’in babası Kemal rolünde ise Yurdaer Okur var. Deneyimli oyuncu Okan Yalabık‘ı ise Faysal Erdem rolünde görüyoruz. Kadronun devamında da birçok tanıdık yüzü görüyoruz; Şebnem Sönmez, Burçin Terzioğlu, Saygın Soysal, Cem Bender, Defne Kayalar, Yücel Erten, Hülya Duyar ve Ergun Kuyucu.

Hakan: Muhafız

Şimdi, gelelim oyunculuklara, kendi penceremden gördüğüm kadarıyla anlatmaya çalışacağım. Çağatay Ulusoy’un oyunculuğu beni çok fazla tatmin etmedi ancak yan rollerde bir çok kişinin performansı bazı eksikleri örttü. Çağatay Ulusoy gelecek sezonlarda daha iyi performans sergileyecek gibi hissediyorum ve beklentim de bu yönde. Rolü çok yapmacık oynuyor hissi verdi bana, yalnız Ayça Ayşin Turan ile yakınlaşma sahneleri ve bazı aksiyon sahnelerinde iyiydi. Ayça Ayşin Turan hem güzelliği hem de oyunculuğu ile bayağı bir ses getirmişti. Zeynep rolündeki Hazar Ergüçlü de beğendiğim karakterlerden biriydi, zaman zaman dalgalı olsa da totalde iyiydi. Gelelim benim ilk sezonda en beğendiğim oyuncuya, Yurdaer Okur dizinin ilk sezonunda performans olarak bence en iyisiydi. Kendisi aynı zamanda Devlet Tiyatrosu oyuncusu, tiyatro kökenli oluşunun verdiği eğitim ve deneyimi çok iyi kullanmış.

Sonlara doğru…

Benim ilk olarak Serseri dizisinden tanıdığım ve sonrasında yükselerek ilerleyen Okan Yalabık ise ustalığını ilk sezon konuşturdu. Şebnem Sönmez bir bölümde karşımıza çıkıyor ama o bir bölümde “Üüüf!” dedirtecek bir performansla karşımıza çıktı. Ufacık bir spoiler verebilirim, bu cümleyi atlayabilirsiniz, kendisi konuşmadan bile oynamayı bize o kadar güzel yansıttı ki kendisinin neden usta bir oyuncu olduğunu bize gösterdi. Muhteşemdi! Genel olarak oyunculuklara çok muhteşem diyemem ama arada ustaların performansı ile eksikler giderilmeye çalışılmış gibi.

Hakan: Muhafız

Netflix’te uzun süre daha izleyeceğimiz dizinin senaryosunun nasıl uzayacağının ipuçlarını ilk sezon sonunda anladık zaten, farklı durumlar, ters köşeler bizi bekliyor olacak. Umarım, The Vampire Diaries gibi sulandırılmadan devam edilir. Diziye 10 üzerinden 7.5 veriyorum, güzel sezonlar bizi bekler umarım! İyi seyirler!

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum Bırak

Bir geri bildirim

  1. Geri bildirim:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
Bulut Öztürk

Bulut Öztürk tarafından oluşturuldu

26 yaşında genç bi' girişimciyim. WordPress geliştiricisiyim, yazılım geliştiren bi' işletmem var. Hobi olarak bloglarla uğraşıyorum ayrıca bol bol gezmeye çalışıyorum.

Tüm yabancı dizi yapımlarının aynı evrende olduğunu söylesem?

2019 Şubat: Vizyonda hangi filmler olacak?