in , ,

Yeşilçam tarihi

Bir devrin adıdır Yeşilçam. Bünyesinde ne jönler, ne artistler ne baba yiğitler barındırmıştır. Bu nedenle Yeşilçam tarihi, Türk sineması ile eşdeğer bir karaktere sahiptir. Eğer Yeşilçam tarihine göz atmak gerekirse, ilk olarak Türk sinemasının temellerine göz atmamız gerekir. Gelin Türk sinemasının ilk dönemlerine göz atarak yazımıza giriş yapalım.

Türk sinemasının ilk dönemleri

Türk sinemasının geçmişi, Osmanlı tarihine kadar uzanmaktadır. Kabul edilen ilk Türk filmi ise Fuat Uzkınay’ın çektiği Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı adlı filmdir. 14 Kasım 1914’te çekilen bu film, bir belge niteliği taşımaktadır. Yani günümüzdeki filmlerden oldukça farklı bir yapıya sahiptir. Akabinde savaş yılları başlar ve bu dönemde askeri kuruluşların çatısı altında filmler oluşturulur. Bu dönemde, halka açık ilk sinema olan Milli Sinema kurulur. Genel olarak propaganda filmleri bu dönem içerisinde yayınlanır. Birinci Dünya Savaşı yılları içerisinde Enver Paşa, sinemanın önemini kavrar ve 1915’te Merkez Ordu Sinema Dairesi’nin kurar. İşte, bu kurum Türk sinemasının da temellerini atan bir girişimdir.

Savaş dönemleri ile birlikte sinema, Osmanlı’da devamlılık kazanır. Akabinde Osmanlı Devleti yıkılır ve yerini Türk Cumhuriyeti alır. İşte bu döneme kadar geçen süreç, Türk sinemasının da ilk yılları olarak bilinmektedir.

Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk, sinema ve tiyatro sektörlerine ağırlık verilmesini ister. Zira Osmanlı Dönemi içerisinde Müslüman kadınların, filmlerde oynaması caiz değildir. Cumhuriyetin kuruluşu ile son bulan bu durum, yerini pek çok esere bırakacaktır. İlk olarak, 1922 yılında Cumhuriyet tarihinin ilk özel yapım şirketi olan Kemal Film kurulur. Sonrasında Cumhuriyet Dönemi Türk sineması eserlerini vermeye başlar. Tiyatrocular Dönemi olarak da adlandırılan 1922-1939 yılları, bu süreçte ilk eserleri de barındırır.

Türk sinemasının ilk yıldızı: Cahide Sonku

1930’lu yılların sonunda şöhreti parlayan Cahide Sonku, Türk sinemasının da ilk yıldızı ve ilk kadın yönetmeni olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar parlak bir şöhrete sahip olsa da, ilerleyen yıllarda açtığı Sonku film, bir yangında kül olmuştur. Akabinde borçlarını ödeyemeyen Sonku, başarıyla geçen yıllardan sonra alkol bağımlılığı nedeniyle sönüp gitmiştir. Ancak oynadığı ve yönettiği filmler, Türk sinemasının da bir çağdan ötekine geçmesine neden olmuştur. Özellikle de Aysel Bataklı Damın Kızı adlı filmde şöhreti yakalayan oyuncu, İkinci Dünya Savaşı sonrası sinemaya epey katkı sağlamıştır.

Yeşilçam tarihi ilk dönemler

İkinci Dünya Savaşı öncesinde Türk sineması, oldukça kısır dönemlerden geçmiştir. Savaş sonuna dek yılda yalnızca 1-2 film yayınlanırken, 1940’ların sonuna doğru film sayısı da her geçen yıl artmıştır. Zira sinemanın sosyalleşmeye olan katkısının payı o dönemlerde yadsınamaz bir gerçektir. 1934-39 arasında Türkiye’de çekilen film sayısı 9 iken, 1946-49 arasındaki 4 yılda çekilen film sayısı ise 55’tir.

50 ve 60’lı yıllarda ise sinemaya olan ilgi inanılmaz bir şekilde artmıştır. İşte tam da bu dönemler, Yeşilçam tarihi söz konusu olunca inceleyebileceğimiz ilk dönemler arasındadır. Özellikle de 27 Mayıs darbesi ile sinema sektörü farklı bir yapı almıştır. Bu dönemde sinemanın toplumsal gücü daha iyi idrak edilmiş ve toplumcu gerçekçi eserler de ortaya çıkmaya başlamıştır.

Yeşilçam sinemasının temelleri: 60’lı yıllar

1960’lı yıllar, Yeşilçam sinemasının büyük bir ivmeyle yükseldiği yıllardır. Bu dönemde Yeşilçam tarihi farklı bir hal almış ve sinemanın değeri benimsenmiştir. Bu durumun kanıtı olarak, çekilen sinema filmi sayılarını yıllara göre karşılaştırabiliriz. Öyle ki, 1960 yılında 68 adet film bulunurken, 1966 yılında bu sayı 238’e yükselmiştir. 1972 yılında ise 298 ile rekor tazelemiştir. Dolayısıyla buna paralel olarak sinema salonu sayıları da büyük bir oranda artmıştır. Diğer bir taraftan 1961 yılında 213 adet olan sinema salonu sayısı, 1975 yılında 373’e kadar artmıştır. Peki bu durumun temel nedenleri nelerdir? Elbette sinemanın karlı bir yatırım aracı olması ve o dönem sinema yapım şirketlerinin büyük bir hızla artması seyirci sayısında artışa neden olmuş ve bu durum da sinema sektörünün büyümesini sağlamıştır.

Bu dönem; Turist Ömer, Tarkan, Köroğlu gibi tiplemelerin ve kahramanların da ortaya çıkış dönemidir. Aynı zamanda Metin Erksan’ın yönetmenliğinde pek çok film bu dönem içerisinde çekilmiştir. Elbette Yılmaz Güney, Sadri Alışık, Türkan Şoray ve Cüneyt Arkın ekolleri de bu dönem içerisinde ün kazanmıştır. Daha sonra 70’li yıllarda bu tür filmlerin devamı gelmiştir.

1960’lı yıllarda çekilen ve dikkate değer filmler başlıca şunlardır:

  • Tarkan (1969)
  • Ölmeyen Aşk (1966)
  • Aşk ve Kin (1964)
  • Turist Ömer (1964)
  • Şaka ile Karışık (1965)
  • Serseri (1967)
  • Suçlular Aramızda (1964)
  • Aç Kurtlar (1969)
  • Karanlıkta Uyuyanlar (1965)
  • Seyyit Han (1968)
  • Sana Layık Değiim (1965)
  • Ezon Gelin (1968)
  • Köroğlu (1968)
  • Ala Geyik (1969)
  • Ah Güzel İstanbul (1966)
  • Yılanların Öcü (1961)
  • Gecelerin Ötesi (1960)
  • Gurbet Kuşları (1964)
  • Susuz Yaz (1963)
  • Vesikalı Yarim (1968)
  • Sevmek Zamanı (1965)

Yeşilçam seks furyası: 70’li Yıllar

Efendim 60’lı yıllar her ne kadar toplumsal sorunlara odaklanmış ise de, 70’lı yıllar pek öyle değildir. Özellikle de videonun yaygınlaşması ile erotik film kasetleri bu dönemde ayyuka çıkmıştır. Halkın sorunlarını anlatan filmlerden sonra Yeşilçam, “seks” furyasının oluşmasına doğru evrilmiştir. Özellikle de 70’li yılların ortaları, Türk sinemasında amaçsız ve yalnızca cinsel objelere odaklanan filmlere konu olmuştur. Bu filmler arasında;

  • Ayıkla Beni Hüsnü
  • Beş Dakikada Beşiktaş
  • Çarlinin Kelekleri
  • 5 Tavuk 1 Horoz
  • Aklın Neredeydi?
  • Yavrum
  • Ah Deme Oh De
  • Onsuz Olamam
  • Benimle Sevişir misin?
  • Fırçana Bayıldım Boyacı
  • Kadın Okşanmak İster
  • Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak
  • Plajda Sevişelim

Adından da anlaşılacağı üzere bu dönemdeki filmler tamamen kadın metası üzerine kuruludur. Filmlerde herhangi bir ana fikir ya da konuya pek rastlanmaz. Genellikle erotik sahneler yer almaktadır. Bu filmlerdeki tiplemeler ise genelde ortaktır. Zengin ancak istikrarsız erkek, doyumsuz kadın ve işçi sınıfından gelen haşin erkek tiplemeleri oldukça yaygındır.

Yeşilçam tarihi içerisinde kendine has bir dönem oluşturan Yeşilçam seks furyası, o dönemde büyük bir ilgi gördü. Ancak bu dönem çok uzun sürmedi. Nihayetinde 12 Eylül darbesi ile tüm erotik filmler yasaklandı ve kasetler de toplandı. Bu bağlamda, 80’li yıllarda daha çok emekten, sevgiden ve toplumsal sorunlardan dem vuran filmler yaygınlaştı.

Ancak bu dönemde sadece erotik filmlerin yer aldığını söylemek olmaz. Zira Yeşilçam tarihi denince akla gelen Hababam Sınıfı filmleri de bu dönem içerisinde çekilmiştir.

Bu filmler o dönemde eğitim sisteminin ne denli yozlaştığına dikkat çekse de, halk tarafından büyük bir ilgiye karşılanmış ve beğenilmiştir. Elbette Ertem Eğilmez’in bu konudaki başarısı da gözden kaçmamalıdır.

İlgili İçerik: Türk sinemasında kayıp kuşak dönemi: Merdiven altı sinemacılık, istismar olgusu, kadın imajı ve psikolojik etkiler

Darbe sonrası Yeşilçam tarihi: 80’li Yıllar

Darbe ile yeni bir sabaha uyanan Türkiye’de pek çok şey bir günde değişti. Elbette Yeşilçam sineması ve Yeşilçam oyuncuları da bu durumdan nasibini aldı. Bir süre kapalı olan sinemalar, o dönemde oldukça kısır kaldı. Ancak bir süre sonra toplum bu yeni gelişmelere adapte olmaya çalıştı. 80’li yıllarda bazı tarz durumlar, sinemadaki konu çeşitliliğine de etki etti. Bu tarz başlıca durumları şöyle sıralayabiliriz:

  • Köyden kente göçler
  • Ekonomide serbestleşme ile aniden zenginleşen insanlar
  • Halkı dolandıran zenginler
  • Ezilen işçi sınıfının mücadelesi

Bu gibi tiplemeler ve olgular, Yeşilçam tarihi bakımından farklı bir çağ açtı. Bu nedenle 80’li yıllar, köyden kente göçüş temalı filmlere konu oldu. Bu dönemde yer alan başlıca filmler ise şunlardır:

  • Zehir Hafiye (1989)
  • Şabaniye (1984)
  • Şalvar Davası (1983)
  • Gurbetçi Şaban (1985)
  • Talih Kuşu (1989)
  • Katma Değer Şaban (1985)
  • Kılıbık (1983)
  • Garip (1986)
  • Davaro (1981)
  • Yedi Bela Hüsnü (1982)
  • Çıplak Vatandaş (1985)
  • Faize Hücum (1982)
  • Öğretmen (1988)
  • Banker Bilo (1980)
  • Arabesk (1988)
  • Namuslu (1985)

Yeşilçam tarihi: 90’lı yıllar

90’lı yıllar, sinema açısından önceki dönemlere göre daha durgun geçmiştir. Ancak bu dönemde de hafızalara kazınan pek çok film yer almaktadır. Elbette 60’lı ve 70’li yıllarda ün kazanmış aktör ve aktristler, bu döneme gelemediği için 90’lı yılları Yeşilçam tarihi içine dahil etmek pek kolay değildir. Zira Yeşilçam tarihi denince akla daha çok 50, 60 ve 70’li yıllar gelmektedir. 90’lı yıllardaki filmler daha çok bireyin iç dünyasındaki çatışmalara ve toplumsal sorunlara değinmektedir. Bu dönemdeki başlıca filmler ise;

  • Gemide (1998)
  • Gölge Oyunu (1993)
  • Tatar Ramazan (1990)
  • Dönersen Islık Çal (1993)
  • Piano Piano Bacaksız (1991)
  • Propaganda (1999)
  • Masumiyet (1997)
  • Ağır Roman (1997)
  • Tabutta Rövaşata (1996)
  • Eşkıya (1996)

Yeşilçam adını nereden almıştır?

Yeşilcam tarihi hakkında verdiğimiz bilgilerden sonra bir de Yeşilçam adına değinelim. Yeşilçam sineması, adını Beyoğlu’nda bulunan Yeşilçam isimli sokaktan almaktadır. Bu sokak, 80’li yıllarda Türk sinemasının da merkezi halindedir. Zira o dönemde film şirketleri bu sokakta yer alıyordu. Akabinde bu film şirketleri birer birer kapandı. Bu noktada Yeşilçam sineması da bir dönem olarak anılmaya başlandı.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Sinan Özbaş tarafından oluşturuldu

Kral Arthur: Kılıç Efsanesi

Hollywood tarihi: Sinema endüstrisinin asırlık serüveni