Yedi

Yedi (Seven), sırf Brad PittMorgan Freeman ve yönetmen David Fincher için bile izlenebilecek bir film ki kalitenin afiş ile sınırlı kalmadığını filmi izleyince de anlıyoruz.

Yedi, senaryosu Andrew Kevin Walker tarafından yazılmış olan, Hristiyanlık’ın yedi ölümcül günahını işleyenleri kendi vahşi yöntemleriyle öldüren bir seri katili ve onun peşindeki iki polis dedektifinin çabalarını konu alan, Hollywood yapımı bir gerilim filmidir. Sürekli yağmur yağan bir şehir, küf rengi tonlar, karanlık mekanlarda çekilen sahneleri ile sinema klasikleri arasında gösterilmektedir.

1995 yapımı olan film, David Fincher tarafından yönetilmiştir ve başrollerde Brad Pitt, Morgan Freeman ve Gwyneth Paltrow rol almıştır. En iyi kurgu dalında 1996’da Oscar ödülüne aday olmuştur.

Yedi ABD’de 100.125.643 $, uluslararası olarak 227.186.216 $ hasılat ile toplam kazancı 327.311.859 $’a ulaşmıştır. Film ABD’de gösterime girdiği ilk hafta 13.949.807 $ gelir elde etmiştir.

Yedi

Yedi (Seven)

Yedi’de 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleri ile öldüren bir seri katilin hikayesi anlatılıyor. Bu cinayetlerin esrarengiz bir düzen ve sıra ile işlenmesi dedektifleri de şaşırtmaktadır.

Yedi izlendiğinde sonlara doğru neler olabileceği kestirilse de bu, filmdeki görsel zevki etkilemiyor. Oyuncular ve yönetmenin, filmdeki duyguların en üste çıktığı bölümleri başarıyla kotarması filmi bir başyapıt yapmak için yeterli.

Oyunculuk olarak Morgan Freeman yine müthiş bir performans sergilemiş. Brad Pitt ise henüz genç olmasına karşın Morgan Freeman ile iyi bir ikili olmayı başarmış ve onun oyunculuğu altında ezilmemiş. Diğer yan rollerin de dikkat ile seçildiği ve yerleştirildiği film, detaylı incelendiğinde hemen ortaya çıkıyor. Ortada iyi oyunculuk ve sahne tekniklerine bu kadar hakim bir yönetmen varsa ortaya çıkan filmin kötü olması gibi bir durum söz konusu değil.

Yedi

Normalde izlediğim filmlerin neredeyse tamamının soundtracklerini dinlerim ve değerlendiririm ancak Yedi’de bunu yapmadım. Ancak film içi müzikleri gerçekten izleyicinin o an ki duygularını perçinleyecek şekilde hazırlanmış.

Cinayet sahnelerinin hazırlanışı, filmin yapıldığı yıl (1995) göz önüne alındığında gerçekten inanılmaz. Ayrıca bir Hristiyan öğretisinin üzerine kurulan film, bu alanda öğretici bir değer de taşıyor.

“Film arşivi yapıyorum.” cümlesini kuran birinin arşivinde bu film yok ise o arşivde büyük bir eksik var demektir. Hemen edinmelerini tavsiye ederim. Tekrar tekrar izlenecek bir klasiğe IMDB’de gereken değeri vermiş.

Sözü fazla uzatmayayım. Filme puanım;  9,5/10

Yedi

Yedi (Seven) hakkında can alıcı detaylar

  • Kevin Spacey’nin ismi filmin açılış jeneriğinde dahi geçirilmeyerek, sinema tarihinin en gizemli seri katili yaratılmış oluyor.
  • Filmin senaristi Andrew Kevin Walker filmde kısa süreliğine de olsa gözüküyor. Filmin hemen başında gözüken ceset senaristin ta kendisi!
  • Fight Club’ın da yönetmenliğini yapan David Fincher, filmdeki üç dedektifin ismini Se7en’ın senaristin isminden almıştır; Andrew, Kevin ve Walker.
  • Yedi ölümcül günaha göre öldürülen kurbanlar arasında makyaj ekibinin saatlerini harcadıkları iki ölüm var. Bunlardan ilki üşengeçlik günahı yüzünden öldürülen kurban. Bu kurban filmde bir yatağa bağlanarak açlıkla beraber ölüme terk ediliyor. Bu karakteri canlandıran aktörün makyajı tam 14 saat sürmüş ve ayrıca aktör Michael Reid MacKay çekimler sırasında 44 kilodaymış. Ancak yapımcılar kendisinden daha fazla kilo vermesini istemişler ancak oyuncu kilosunun daha aşağısına inememiş. Filmdeki diğer yedi günah ölümünü ise oburluk. Bu ölümde de kurban kafası bir tabak makarnaya gömülü bir şekilde boğularak ölüyor. Aktörün nefes alabilmesi için tabağın içine dalış maskesine benzer bir mekanizma yerleştirilmiş ve aktörün nefes alması sağlanmış. Ve ayrıca 30 saniyelik bir çekim için aktörün makyajı tam 10 saat sürmüş.
  • Filmde fuck kelimesi tam 74 kez geçirilmiştir. Bu kelimenin çoğu kez Brad Pitt’in canlandırdığı Millls karakteri tarafından kullanılmıştır.
  • Filmin yapımcıları filmin sonu için bir türlü anlaşamadılar ve filmin sonunu değiştirme teklifini ile hiçbir zaman ortaya çıkarmasalar da filmin sonunun çekimleri sırasında engeller çıkardılar ve işi birçok kez zora soktular. Ancak bu durumların sonunda Brad Pitt ekibe rest çekti ve eğer son olduğu gibi kalmazsa filmin kadrosunda yer almayacağını söyledi.
  • Filmin açılış sahnesinde bina numarasındaki 7 rakamını görürüz. Film boyunca yedi rakamıyla fazlasıyla karşılaşırız aslında. Brad Pitt’in canlandırdığı karakter dedektif Mills’in işlenen yedi cinayet hakkında aldığı telefonların süresi toplamda yedi dakika sürerken; Morgan Freeman’ın hayat verdiği karakter dedektif Somerset, filmin bitimine 7 dakika kala Kevin Spacey’in canlandırdığı seri katil John Doe’nun kazandığını söylemiştir.
  • ‘Bleach bypass’ adlı bir yöntem kullanılarak filmin renginde değişim yapılmış ve bu sayede filmde kasvetin hakim olması sağlanmıştır.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fatih Dalcı tarafından oluşturuldu

Yönetmen, video & grafik tasarımcısı, metin yazarı, editör, hip hop guru.

Yaşam Şifresi: Paralel evren nedir?

Dağ: Milli değerler, gazetecilik ve kamu yararı