in , ,

Olmuş bu.Olmuş bu. Bayıldım!Bayıldım!

Dağ: Milli değerler, gazetecilik ve kamu yararı

Yönetmenliğini Alper Çağlar’ın yaptığı Dağ ve Dağ 2 filmleri milli değerler, gazetecilik, kamu yararı ve etik anlamda sinemayı nasıl temsil etmektedir?

Yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını Alper Çağlar’ın üstlenmiş olduğu Dağ (2012) ve Dağ 2 (2016) yapımları milli değerler, gazetecilik, kamu yararı ve etik ilkeler anlamında sinemayı nasıl temsil etmektedir?

Sinemanın milli değerler üzerinde etkisi

Ülkemizin dizi ve film sektöründe asker ve polis temalı konular birçok defa işlenip, televizyon veya beyazperdeye aktarılıyor. Asker ve polisiye filmlerinin bu kadar konu olarak işleniyor olması, sistem içerisinde yapımcıların ceplerini dolduruyor olmasından kaynaklanıyor.

Askerimizin, polisimizin ihtiraslı aşklar peşinde koştuğu, amatör ve basitçe kurgulanan sahneler profesyonellikten oldukça uzak bir şekilde ele alınıyor. Yaşanan olay ve gelişmeler sadece kurgu olsa da televizyon izleyicisi ister istemez bu durumdan etkileniyor. Bu durumdan etkilenen izleyici milli anlamda his ve bilinç kaybına uğruyor ve olumsuz yönde etkileniyor. Kapitalist sistemin hizmetine sunulan milli değerlerimiz kazanç ve para hırsı uğruna farkında olmadan sermaye sahipleri tarafından sömürülüyor.

Sistem içerisinde ben bu kadar karamsar bir tutum içerisindeyken milli değerlerimizi hatırlatan ve Türk askerini başarılı bir şekilde beyazperdeye işleyen bir film çıkmaz diye düşünürken, kendimi Dağ 2 filminin fragmanını izlerken buldum. Dağ 2 filminin fragmanını izledikten sonra oldukça heyecanlanıp, yönetmen koltuğunda oturan isme baktığım da Alper Çağlar gibi duymadığım bir yönetmen ile karşılaştım. Şüphesiz ki manevi anlamda duygularımı canlandıran isim olan Alper Çağlar’ın iyi bir şekilde işlediği askeri film olan Dağ 2’yi oldukça başarılı buldum. Bunun sebebini milli duyguları empati ile hissettirmesinden kaynaklandığını söyleyebilirim. Sinema severlerin ilgi ile izlediği Dağ (2012) filminden sonra devam niteliği taşıyan Dağ 2 (2016) filmi sinema severlerle buluşturan Alper Çağlar aynı zamanda filmin yapımcılığını da üstleniyor. Bu nedenle ticari bir kaygı film içerisinde hissedilmiyor. Dağ 2 film kadrosunu geniş tutan Alper Çağlar profesyonel yardımlar alarak askeri anlamda gerçekçiliği yaşatmaya çalışıyor. Oldukça gerçekçi sahnelere yer veren Alper Çağlar Türk Sinema tarihinde önemli izler bırakıyor.

Dağ (2012) ve Dağ 2 (2016) filmleri

Dağ filminde teröristlerin elinden kurtulmayı başaran iki arkadaş Oğuz (Çağlar Ertuğrul) ve Bekir (Ufuk Bayraktar) Dağ 2 filminde 6 yıl sonra özel bir görev için Özel Kuvvetler 8. Muharebe Arama Kurtarma Timi’ne katılır. Timin özel görevi ise Kuzey Irak’ta bir terör örgütü tarafından kaçırılan gazeteci Ceyda Balaban (Ahu Türkpençe)’ı kurtarmaktır.

Senaryo gereği gerçekleştirilen operasyon sınır ötesi olması sebebiyle gizli bir operasyon niteliği taşıyor ve tim o bölge de resmi olarak bulunmuyor. Burada verilmek istenen mesaj çok açık bir şekilde gösteriliyor. Türkiye Cumhuriyeti askeri, vatandaşını sınır tanımaksızın koruduğu gösterilmek isteniyor.

Dağ: Barış gazeteciliği, kamu yararı ve etik ilkeler

Kurtarılmaya çalışan kişinin mesleğine dikkat çekmek istiyorum. Son yıllarda Gazetecilerin yaptığı çalışmalar, devletin yaptığı çalışmaları sorgular nitelikte olduğundan gazetecilere karşı negatif bir bakış açısı yüklenilmekteydi.

Kurtarılmaya çalışılan gazeteci sözde devletin politikalarını acımasızca eleştiren bir isimdir. Film yaşanan bu durumu kutuplaştırmak yerine, her iki tarafında bütünleştirici bir şekilde işliyor.

Gazeteci Ceyda, Orta Doğu’da yaşanan insanlık suçunu gözler önüne sermek isterken teröristler tarafından ele geçirilmiş ve öldürülmesi an meselesiyken Türk askeri tarafından kurtarılmıştır. Kurtarıldıktan sonra devletlere isyan eden gazeteci Ceyda burada yapılan vahşete devletlerin “Bizim sorunumuz değil” değil dercesine sessiz kaldığını dile getirmiştir. Söylemleri ve barışçıl bir dünya düzeni söylemleri barış gazeteciliği izlerini taşımaktadır. Ortadoğu’da yaşanan vahşete sessiz kalmamak için insanlığı savunan Gazeteci Ceyda bunun bedelini kameramanı olan arkadaşı kaybederek ödemiştir.

Son yıllarda yaşanan gazetecilik olayları gazetecilik etik davranışların sorgulanmasına da yol açmıştır. Kamuoyu gözünde devlet politikalarını eleştirenler ile devletin sırlarını açığa çıkartmak arasında farklılık olduğunu altını çizerek belirtmek gerekiyor. Bu sıkça kamuoyunun karıştırdığı konuların başında geliyor. Aslında yapılmak istenen çok açıktır. Buradaki amaç araştırılan olayın suç olmadığı aksine araştırılan olay ya da durumun suç unsuru taşıyıp taşımadığını kamu yararı doğrultusunda açıklamaktır.

Dağ: Bir ölür, bin diriliriz!

Yıllardır izlediğimiz yabancı filmlerin sahne başlarında ya da son sahnelerinde ABD bayrağını gördüğümüz birçok sahne vardır. Kendi ülkesinin propagandasını her platformda olduğu gibi sinema üzerinde de başarılı bir şekilde uygulayan ABD bu uygulama ile milliyetçilik tutumunu sınırlar ötesine başarılı bir şekilde taşıyor. Özellikle filmlerinde eğlence adı altında paket bilinçler kullanarak kendi ülkesini yüceltme, beğendirme, özendirme yollarına başvuruyor.

Bu bağlamda Dağ 2 filmine gelecek olursak eleştirilerin başında Türk bayrağı ve Türklük imgeleri fazla kullanılmış gibi gereksiz eleştiriler yapıldı. Bu yapılan eleştirilerin hiç birbirine katılmamakla beraber, film içerisinde yapılan her bir devlet ve Türk özendirmesini doğru buluyorum.

Özellikle ‘Bir ölür, bin diriliriz’ gibi sözler kullanarak, toplumun her bir bireyin bir karış vatan toprağı için kanını dökeceği vurgulamak son derece doğru yansıtılmıştır. Türklerde ordu-millet anlayışı sebebiyle böyle bir yaklaşım son derece sahneye uygun olmuştur.

Film içerisindeki operasyonlarda söz ve atıflar bunlarla sınırlı kalmıyor. Murat Arkının canlandırdığı, keskin nişancı üstçavuş Arif Sayar, her nişan alışında Hüseyin Nihal Atsız şiirine ait mısralara yer vermiştir. Son sahnedeki mermi atışında üstçavuş Arif Sayar şu sözleri sarf etmiştir;

Kahramanlar can verir. Yurdu yaşatmak için…

Filmin son sahnelerine doğru ise Hollywood filmlerinden olan Yenilmezler (The Avengers) filmine gönderme yapılmıştır. Bilmeyenler için The Avengers filminde ‘Bizde de Hulk var’ sözünü söyleyen Demir adam sonrasında ise Dağ 2 filminde ‘Bizde de Bekir var’ sözüyle gönderme yapılmıştır.

Film sektörü olarak ülke olarak bizim de kendi endüstrimizi kurmanın vakti zamanı geldi de geçiyor. Bu nokta da bu açığı kapatmaya çalışan Alper Çağlar’ı milliyetçilik tutumu gereği taktir ediyorum. ABD özendirmelerine karşı ‘Bizde de Bekir var’ diyerek bunu güzel bir şekilde eleştirmiştir. Yıllardır uyutulan toplumun milli şuur aşılaması yapılması için böyle nitelikli filmlerin gelmesi gerektiğini ve toplumun bu yönde uyandırılması gerektiğini düşünüyorum.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Ayberk Düzcan tarafından oluşturuldu

1994 yılının Temmuz ayında Elazığ’da dünyaya geldi. Babasının mesleği nedeniyle sürekli il ve okul değiştiren Ayberk Düzcan, Van ilinde başladığı Lise eğitimini Kastamonu Aytaç Eruz Anadolu Lisesinden 2013 yılında mezun olarak bitirdi. 2014-2018 yılları arası Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden başarılı bir şekilde lisans mezunu oldu. Fotoğrafçılık üzerine çalışmalar yaparak okul döneminde sergi açılışları gerçekleştirdi. Şu an Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Ana Bilim Dalı'nda Yüksek Lisans eğitimine devam etmekte olup; ideoloji ve haber-söylem üzerine çalışmalar gerçekleştirmektedir. Kendisi ile barışık yaşayan, özellikle araştırmacı yönüyle gelecek kuşaklara aktarılmasını istediği her bilimsel çalışmayı, geliştirilebilir ve sürdürülebilir olmasını amaçlamaktadır. Son olarak okuyan ve bilgi için her yolu zorlayan idealist bir akademisyen adayıdır.

Yedi

Yukarı Bak: Konuşanın ağzına yılan girsin!