in ,

Olmuş bu.Olmuş bu. Bayıldım!Bayıldım!

Her Şey Çok Güzel Olacak filminin unutulmayan replikleri

Her şey çok güzel olacak. Çünkü umut hep var! İşte Cem Yılmaz ve Mazhar Alanson’un başrolde olduğu Her Şey Çok Güzel Olacak filminden unutulmaz replikler…

1998 yapımı Her Şey Çok Güzel Olacak, yönetmenliğini Ömer Vargı’nın yaptığı, senaryosunu Ömer Vargı, Hakan Haksun ve Cem Yılmaz’ın yazdığı, başrolde ise Cem Yılmaz ve Mazhar Alanson’un yer aldığı dram, macera ve güldürü filmidir.

Altan (Cem Yılmaz), karıştığı kavga sırasında yıllardır görmediği kardeşi Nuri (Mazhar Alanson) ile karşılaşır. Nuri’nin çalıştığı ecza deposunu, uzun süredir açmayı planladığı bar için bir para kaynağı olarak görür. Çeşitli uğraşlardan sonra Nuri’ye tekrar yakınlaşmayı başaran Altan, farkına varmadan hem kendisini hem de Nuri’yi tehlikeli maceraların içine sürükler. Nuri ve Altan, her şeyin çok güzel olacağı umuduyla yaşamla mücadeleye devam ederler. Ancak bu mücadele içerisinde unuttukları önemli detaylar vardır.

Her Çok Güzel Olacak, Cem Yılmaz’ın ilk kez oyunculuk deneyimini elde ettiği ilk filmi, Mazhar Alanson’un ise ikinci filmidir.

Mazhar Alanson bu filmde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (20. Siyad Türk Sineması Ödülleri) ödülünü alırken, filmin unutulmaz müzikleri de En İyi Müzik (20.Siyad Türk Sineması Ödülleri) ödülüne layık görülmüştür.

Filmde Nurgül Yeşilçay da var! Hastane sahnesinde birkaç saniye hemşire rolünde görülen Nurgül Yeşilçay henüz bu kadar meşhur olmamıştı.

Her Şey Çok Güzel Olacak filminin unutulmayan replikleri

Altan: “Elimde bir iki tane ilaç falan bir şeyler var, kime sorsak onları, kime satarız ya?”

– “Eczacıbaşı’na sordun mu?”
+ “Ona değil de Mickey Mouse’a sordum, annene çok selam söyledi”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Baba: “Elin boş g*tün yaş gelmişsin yine, ağzım zehir gibi oldu. Bi çikolata bile almamışsın”

– “Pişmaniye getirdim baba”
+ “Pişmaniye getirmişmiş. Sen babana götünde ki kıllar pişmaniye gibi mi oldu diyosun?”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Nuri: “Güzelliğe bak, gözlere bak Altan”

Altan: “Göz diyorsun, iki tane çizgi var orada”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: “1- Barı açıyorum 2- Ayla’yla aramı düzeltiyorum 3- Babamı da yanıma alıyorum. Olay bitmiştir!”

Her Şey Çok Güzel Olacak

“Siz sahiden kardeş misiniz abi ya?”

Altan: “Kardeşiz..”
-“Hiç benzemiyorsunuz.”
Altan: “Benzemeyiz aslında benim kemik yapım daha bi İtalyandır. Boncornoo comestaii…”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: “Günaydın Bedriye Abla. Kapıcıyı doğradım da bizim. Fazla poşet var mı sende?”

Her Şey Çok Güzel Olacak

“Bilemiyorum Altan… Bilemiyorum”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Baba: “Sahtekarsın sen sahtekar! Seni sildim defterden.”

– Nuri: “Niye baba?”
+ Baba: “Sildim. Canım istedi sildim. Defter benim değil mi?”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: “Sen de hiç destek olmuyorsun kocana, Allah Allah!”

– “Neyine destek olacağım be neyine? İki tane tabureyle mi açacaksın barı?”
+ “Kızım tabure barın belkemiğidir ya!”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: “Adı ne abi bunun?”

– “Hüseyin.”
+ “Hapın, hapın?”
– “Oğlum, kafan kıyak mı senin? Üzerinde yazıyor, okusana.”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: “Tolga Bey’le görüşecektik.”

– “Tolga Bey taburcu oldu efendim.”
+ “Taburcu mu oldu, nasıl ya? Komada olacaktı kendisi, bizim mutlaka görüşmemiz lazım.”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: “Var mı böyle bir şey ya? Benzin döküp adam yakılır mı? Abi yapmayın ya!”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Nuri: “Hep senin yüzünden.”

– “Ne benim yüzümden be?”
+ “Tabii senin yüzünden. Ben mi topladım mafyayı başımıza, sen sebep oldun!”
– “Ben sebep oldum tabii. Çinli karıya da ben sebep oldum. Var mı?”
+ “Bana bak, karı marı diye konuşma. O bildiğin herhangi bir kadın değil.”
– “Ben de her hangi bir adam değilim. Tamam mı? Kardeşinim senin.”
+ “Maalesef kardeşimsin, evet. Acı ama gerçek.”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: “Ama en azından hayattayız. Bu da bir şey be abi.”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan: ”Benim babam nasıl ölür ya…”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Nuri: “Sen insan değilsin biliyor musun? Sen insan suretinde bir hayvansın”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Nuri: “Tam hayatımı düzene sokmuştum ya”

Altan: “Ben çıktım karşına değişti işte hayatın”

Her Şey Çok Güzel Olacak

Biz de “Her şey çok güzel olacak” diyoruz…

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
Görkem Barındık

Görkem Barındık tarafından oluşturuldu

1993 yılının Haziran ayında Ankara’da dünyaya gelen Genel Yayın Yönetmeni Görkem Barındık, Süleyman Demirel Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünde ön lisans; Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Şu an Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Anabilim Dalı'nda Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. IO Dergi'de imtiyaz sahibi olan Barındık, hayatın sadece biyografik bilgilerin çoğalması için yaşanan anlardan ve kariyer için oluşturulan öz geçmişlerden ibaret olmadığına inanır. Araştırır. Okur. Bıkar. Güler. Yazmayı sever, hayat hakkında kritik yapmayı da… Yemek yer, sevdikleri ile paylaşır. Özellikle de hayvanlar ile… Her zaman bir şeylerin arayışındadır ama neyin arayışında, kendisi de bilmez. Aykırıdır. Öyle biridir işte…

Annenizle izleyebileceğiniz en iyi filmler

Ahlat Ağacı: Bir kuyuda birleşen kopya hayatlar