in ,

Oha!Oha! Olmuş bu.Olmuş bu. Haha!Haha! Bayıldım!Bayıldım!

Türk ve yabancı film yapımlarında ilkler

İlk kısa film yapımının 2 saniye 11 saliseden oluştuğunu biliyor muydunuz?

Evet, tek bir lens kamerası ve bir film şeridi kullanarak hareketli bir resim dizisi çeken ve ilk sinema kameralarının mucidi olarak bilinen Louis Le Prince tarafından 1888 yılında çekilen Roundhay Bahçe Sahnesi (Roundhay Garden Scene) isimli yapım saniyede 12 kare hızında kaydedilmiştir.

2 saniye 11 salise süresinde olan filmde Adolphe Le Prince, Sarah Whitley, Joseph Whitley ve Harriet Hartley bahçede, etrafta gülerek dolaşmaktadırlar. Sahnede Sarah Whitley’in geriye yürüyüp etrafında döndüğü, Joseph Whitley’in ise yine hızlıca döndüğünden dolayı elbisenin kuyruklarının uçuştuğu görünmektedir.

İlk film yapımları

Lumière Fabrikasından Çıkan İşçiler (Workers Leaving the Lumière Factory)

İlk film yapımcıları arasında yer alan Auguste Lumière ve Louis Lumière kardeşlerin 28 Aralık 1895 tarihinde Paris‘te bulunan Salon Indian Du Grand Café‘de gösterimini ücretli olarak gerçekleştirdikleri Lumière Fabrikasından Çıkan İşçiler (Workers Leaving the Lumière Factory) isimli Fransız yapımı kısa filmin süresi 46 saniyeydi.

Bu filmin çekimlerini Fransız mucit Léon Bouly‘nin 1894’te patenti alınan sinematograf cihazı ile kaydettikleri düşünülmektedir.

Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı

Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı, ilk Türk sinemacı Fuat Bey tarafından 14 Kasım 1914’te çekilen ve Türk sinema tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen kısa belgesel film yapımı özelliğini taşımaktadır.

Film, Ayastefanos[1] yakınlarındaki Kalitarya[2]‘da 93 Harbi‘nin anısına Ruslar tarafından inşa edilen Ayastefanos Rus Abidesi‘nin yıkılışını konu ediyor.

Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı filminin 1953 yılında yönetmen Nurullah Tilgen tarafından ilk Türk filmi olduğu ortaya atılmıştır. Tilgen filmin ne zaman, kim tarafından, nerede çekildiğine dair bilgilere 18 Temmuz 1953 tarihli Yıldız dergisinde yayınlanan “Türk Filmciliği: Dünden Bugüne 1914-1953” başlıklı çalışmasında yer vermiştir.

Ayrıca Tilgen, 10 Haziran 1954 tarihli Yirminci Asır dergisinde Fuat Bey ile röportaj gerçekleştirerek filmin nasıl çekildiğine dair detayları da yayınlamıştır.

Ancak filmin hiçbir kopyasının bulunamaması ve varlığına dair somut bir delilin olmaması nedenleriyle bu iddiaya karşılık ilk şüphe 1970 yılında Türk sinema eleştirmeni Nijat Özön tarafından şöyle dile getirilmiştir:

Bu film bugüne kadar bulunamamıştır. Foto-Film Merkezi’ndeki katalogda bu ad altında kayıtlı filmin bununla hiçbir ilgisi yoktur. Dikkati çeken bir nokta da Uzkınay’ın 1953’te Foto-Film Merkezi’nden henüz emekliye ayrıldığı sırada Sayın Tilgen’le yaptığı konuşmada bu filmin merkezde bulunduğundan hiç söz açmamasıdır. Öbür filmlerinin resimlerini merkezin arşivindeki kopyalardan sağlayabilmesine rağmen Uzkınay bu filmle ilgili hiçbir fotoğraf verememiştir. Bundan dolayı filmin daha o vakit kaybolduğu sonucuna varılabilir. Foto-Film Merkezi'[3]ndeki filmlerin zaman zaman büyük kayıplara uğradığı, tasfiye edildiği bilinmektedir. Bu ilk filmimizin de bu arada kaybedilmiş olması mümkündür. Ancak filmin günün birinde beklenmedik bir yerden çıkması da aynı derecede mümkündür. Herhalde foto-film arşivinin yeni baştan ve tek tek elden geçirilmesi vakti çoktan gelmiştir.

ÖZÖN, N. (1970), İlk Türk Sinemacısı Fuat Uzkınay, İstanbul: Türk Sinematek Derneği Yayınları.

Filmi izlediğini iddia eden tanıkların ortaya çıkmasına rağmen sinema tarihçileri halen filmin gerçekten çekilip çekilmediği konusunda hemfikir değillerdir. Ayrıca, belgesel filmin “ilk Türk filmi” olma iddiası da tartışmalı olup farklı kesimlerce çekilen ilk Türk filminin Manaki Kardeşler[3] tarafından çekilen İp Eğiren Kadınlar[4] ya da Büyükanne Despina[5] olduğu ileri sürülmektedir.

İlk renkli film yapımları

Annabelle Serpentine Dance

1895 yılında Edison Manufacturing Company[6] tarafından üretilen ve dağıtılan kısa, sessiz bir Amerikan yapımı olan Annabelle Serpentine Dance isimli kısa film dansçı Annabelle Moore tarafından gerçekleştirilen popüler yılan dansı[7] konu ediyor.

Halıcı Kız

1922-1939 yılları arasında Türkiye’de film yapan tek isim olarak bilinen Muhsin Ertuğrul’un yönetmenliğini üstlendiği 1953 yapımı Halıcı Kız isimli film Türk sinema tarihinin ilk uzun metrajlı renkli filmi olarak bilinmektedir.

Çekimleri İstanbul, Bursa ve Isparta’da, laboratuvar ve kopya baskı işlemleri Almanya’da bulunan Bavaria Stüdyoları[8]‘nda, dublaj ve seslendirme işlemleri ise İstanbul İpek Film Stüdyoları[9]‘nda yapılan film aynı zamanda sponsor desteğiyle çekilen ilk film olarak da bilinmektedir.

Film Isparta’da halı dokuma tezgâhında işçilik yapan, patronun oğlu tarafından kullanılan, çıkış yolunu İstanbul’a gitmekte arayan Gül isimli kızın hikâyesini konu etmektedir. Ancak Muhsin Ertuğrul bu filmde beklediği başarıyı yakalayamadığı için yönetmenlik kariyerine son vermiştir.

Filmin başrolleri arasında Münir Özkul, Suna Pekuysal, Sadri Alışık ve Agâh Gün gibi isimler yer almaktadır. Senaryosu, siyasetçi olarak bilinen Vedat Nedim Tör’e aitken filmin müziğini ise Türk Beşleri[10] arasında yer alan Hasan Ferit Alnar bestelemiştir.

İlk sesli film yapımları

The Dickson Experimental Sound Film

1894’te William Kennedy Dickson[11] tarafından yapılmış ve canlı kaydedilmiş sesleri ile bilinen ilk filmdir. ABD yapımı filmin süresi 17 saniyedir.

İstanbul Sokaklarında

Yönetmenliğini ve senaristliğini Muhsin Ertuğrul’un yaptığı 1931 yapımı olan İstanbul Sokaklarında, Türk sinemasının Mısır, Türkiye ve Yunanistan ilk ortak yapımı ve sesli filmidir.

Aynı kadına âşık olan iki kardeşin yaşantılarında meydana gelen sıra dışı olayları konu edinen filmin oyuncuları arasında Semiha Berksoy, Kazım Körmükçü, Talat Artemel, Behzat Butak, İsmail Galip Arcan vardır.

İlk uzun metrajlı film yapımları

Kelly Çetesinin Hikâyesi (The Story of the Kelly Gang)

Avustralyalı yönetmen Charles Tait’in yönetmen koltuğunda oturduğu 1906 yapımı olan Kelly Çetesinin Hikâyesi (The Story of the Kelly Gang) isimli yapım 60 dakika olmasıyla birlikte ilk uzun metrajlı film olarak bilinmektedir.

İlk kez Melbourne’de bulunan Athenaeum Salonu’nda gösterildi ve Ocak 1908’de İngiltere’de gösterime girdi.


  1. Günümüzdeki adı Yeşilköy: İstanbul ilinin Bakırköy ilçesine ait bir mahalle.
  2. Günümüzdeki adı Florya: İstanbul ilinin Bakırköy ilçesine ait bir mahalle.
  3. Osmanlı İmparatorluğu’nda filmciliğin ve fotoğrafçılığın gelişimine önemli katkıları bulunan Milton ve Yanaki adındaki Ulah kökenli kardeşler.
  4. 1905’te sessiz ve siyah-beyaz olarak çekilen 1 dakika süreli yapım.
  5. Manaki Kardeşlerin kendi büyükanneleri Despina’yı 104 yaşında iken filme aldıkları 1905 yapımı belgesel film.
  6. 1889 yılında Thomas Edison tarafından pil, makine ve ekipman üreten bir şirket. 1911’de Thomas A. Edison, Inc.’e devredildi.
  7. Sahne gösterileri ve erken filmin bir unsuru haline gelen, 1890’larda ABD ve Avrupa’da popüler olan dans şekli.
  8. Yaklaşık 30 iştiraki olan Avrupa’nın en büyük film yapım şirketlerinden biri.
  9. Türk sineması tarihinde Kemal Film’den sonra 1928 yılında kurulmuş, ikinci özel film stüdyosu ve yapım şirketi.
  10. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde eserleriyle kendilerinden söz ettirmiş beş Klasik Batı Müziği bestecisini bir arada tarif etmek için kullanılan uluslararası bir deyim.
  11. Thomas Edison’un istihbaratı altında bir sinema filmi tasarlayan İskoç mucit.

Rapor

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Görkem Barındık tarafından oluşturuldu

1993 yılında Ankara’da doğdu. Süleyman Demirel Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünde ön lisans; Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Akabinde Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Ana Bilim Dalı'nda “Dijitalleşen Medya ve Yarattığı Yeni Şiddet Alanı: Dijital Şiddet” başlıklı tezini tamamlayarak yüksek lisans programından mezun oldu. Şu an hâlihazırda doktora eğitimi için hazırlanmaktadır. Hayatın sadece biyografik bilgilerin çoğalması için yaşanan anlardan ve kariyer için oluşturulan öz geçmişlerden ibaret olmadığına inanır. Araştırır. Okur. Bıkar. Güler. Yazmayı sever, hayat hakkında kritik yapmayı da… Yemek yer, sevdikleri ile paylaşır. Özellikle de hayvanlar ile… Her zaman bir şeylerin arayışındadır ama neyin arayışında, kendisi de bilmez. Aykırıdır. Öyle biridir işte…

2019 Nisan: Vizyonda hangi filmler olacak?

Gazetecilik temalı en iyi filmler