in ,

Zoey’s Extraordinary Playlist

Yine güçlü kadın kahramanlı bir dizi ile karşınızdayız. Zoey’s Extraordinary Playlist dizisi Crazy Ex-Girlfriend ile oldukça benzer özellikler taşıyor.

Yine güçlü kadın kahramanlı ve en sevdiğimiz müzikal -ayrıca bence bundan sonra daha çok müzikal türde iş göreceğimizi düşünüyorum- bir dizi ile karşınızdayım: Zoey’s Extraordinary Playlist

Bu dizi daha önceden incelediğimiz Crazy Ex-Girlfriend dizisiyle oldukça benzer özellikler taşıyor. Belki de konudan bile önce CXG’nin son sezon Greg’i Skylar Astin bu dizide de tatlı en yakın arkadaşı ve gizli hayran Max olarak karşımıza çıkıyor. Açıkçası ben bu diziye sadece bu yüzden bile şans vermiş olabilirim.

Diğer bir benzerlik ise müzikal olması, siz de benim gibi müzik listesi konusunda sıkıntılar yaşıyorsanız, bu dizi müzik listenizi çok geliştirecek. Beatlesdan Katie Perry’e kadar herkesin bir ağızdan söyleyeceği -özellikle Amerikalıların- çok güzel şarkılar durum ve kişilere göre planlanarak düzenlenmiş.

Burada ilk sezonda en çok beğendiğim performanslar ise Skylar Astin’ın I think I love you -videolar Türkiyeye açılmadığı için paylaşamıyorum- diğeri ise Patron Joan rolünü hakkıyla oynayan Lauren Graham’ın Roar performansı. Bence şarkının kendi klibinden bile güzeldi.

Zoey's Extraordinary Playlist

Zoey’s Extraordinary Playlist (2020 -)

Bu kadar müziklerden bahsetmişken hala dizinin konusundan bahsetmedik. Zoey kendi halinde, büyük bir yazılım firmasında çalışan bir geliştiricidir. Bir beyin hastalığından dolayı artık hareket edemeyen babasının durumu tüm aileyi manevi olarak sıkıntıya sokmaktadır. Özellikle Zoey babası gibi olmaktan çok korkmaktadır. Öte yandan çalıştığı şirkette tek kadın geliştiricidir ve yükselmek istemektedir. Bunun için başvuru yaptığında bir cam tavanla karşılaşır ? Yönetici kabiliyetleri var mıdır?

Bu durumlarla boğuşurken bir anda bir lütuf mu yoksa bir ceza mı olduğu belli olmayan bir yetenek bahşediliyor ona, insanların şarkılarını duymak.

Ben de yazılım sektöründe olan biri olarak, insanlarla ilişkilerde donuklukların olduğunu biliyorum, aslında Zoey’in tam yaşadığı da buydu ama bu yetenek sayesinde bu donukluktan kurtulup, daha net duyguları anlamaya başlıyor ve tüm hayatını yeniden biçimlendiriyor.

Tüm oyuncuların oyunculukları dansları ve sesleri hayran bırakıyor. Özellikle de Zoey’in komşusunu canlandıran Alex Newell’in oyunculuğu hayran bırakıyor. Bu ilham geldiği zaman kendisini hemen atölye evine atan yüksek sesli müzik seven dostumuz, Zoey’in de baş belası komşusu rolünden can dostu olmaya aday.

Simon’u canlandıran John Clarence Stewart’ın oyunculuğu ve sesi gerçekten en yüksek performansta diyebilirim. Dizideki iki ana erkek karakterden biri Max diğeri ise Simon. Peki, siz Simon’un takımından mısınız yoksa Max mi?

Aile ile izlenebilecek bir dizi

Çoğu Netflix yapımı yoğun erotizm ve olumsuz örnek içeren davranış içerdiği için yoğun tepkiler almaktadır, bunun yanı sıra aile ile izlemeye uygun değildir.

Bu dizi için bunları söyleyemeyiz, ayrıca kendisi bir Netflix dizisi de değil.

Gerek konusu gerekse sahneleriyle ailece izlemeye uygun hatta mümkünse anne babanız ile izleyin derim. Aile ilişkileri konusunda çok güzel detaylar yakalanmış ve ayrıca romantik şarkılar da cabası.

Gerçek ofis arkadaşlığı ve hayallerimizdeki ofis

Gerçekten tüm ofis çalışanlarının hayallerini süsleyen ofis ortamı ve gerçekten ofis dostlukları ve düşmanlıkları çok güzel resmedilmiş. Gerçekten de hepimiz böyle değil miyiz ofislerde, iş ile yoğuruluyor tüm dertlerimiz ve tüm zamanımızı orada geçiriyoruz.

Ofis arkadaşları Leif ve Tobin karakterleri olmak üzere gerçekten geliştirici klişeleri yıkılmış ve gerçekçi bir tablo çizilmiş.

Cinsiyet rolleri

CXG’de de olduğu gibi bu dizide de cinsiyet rolleri tartışılmış, atanmış cinsiyet hakkında düşünmeye itiyor. Bu konuda CXG kadar başarılı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Yazımı yavaş yavaş sonlandırırken, özellikle yazılım geliştirici kadınların izlemesini özellikle tavsiye etmek istiyorum. Bakalım yeni bölümlerde neler göreceğiz.

İçerik hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
Ege Orhan

Ege Orhan tarafından oluşturuldu

1993'de Ankara’da doğan Ege Orhan, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünden mezun oldu. Üniversiteden sonra Ankara'da yaşamayı tercih eden Ege Orhan, tam bir Ankara aşığıdır. Boş zamanlarında Ankara'nın gizli kalmış güzelliklerini fotoğraflamaktan hoşlanmaktadır.

Özgür yazılım aktivisiti olan ve Freelance Python geliştiriciliği yapan Ege Orhan, daha çok tarihi dizi ve filmlerden hoşlanıyor. Şu sıralar favori dizisi Sisters ve en sevdiği film Gaspar Noe'nun "Love" filmidir.

Supernatural testi: Gerçek bir avcı mısın?